Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10098 E. 2025/5091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10098
- Karar No
- 2025/5091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/546 Esas, 2024/152 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 254 parsel (yeni 1065 ada 109 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespiti suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesini istemiştir. 2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.10.2015 tarihli ve 2013/51 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.10.2015 tarihli ve 2013/51 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza arazi olarak değer biçen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu parsel ile benzer nitelikte ve konumda bulunan 253 parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla arsa olarak 120,48 TL/m² değer biçildiği ve verilen kararın Dairemizin 13.04.2017 tarihli ve 2017/7947 Esas, 2017/10619 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı, dosyadaki belgeler ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması üzerinden edinilen bilgiye göre taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, bu durumda taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi suretiyle emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olmasının ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde faize hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, somut emsalin ve dava konusu taşınmazın vergi değerleriyle ilgili herhangi bir kıyaslama yapılmadığını, kıyaslamaya esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, taşınmazda enerji iletim hattı nedeniyle değer düşüklüğü oranının çok yüksek belirlendiğini, kabul edilemeyeceğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, tespit edilen bedele faiz işletilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde faiz bitiş tarihinin ilk karar tarihi olması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin, yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu, fazladan depo edilen bedelin işlemiş tüm nemalarıyla birlikte davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğini, bozma öncesi 5.198,00 TL'nin depo edildiğinden bahsedilmiş ise de işbu bedelin bozma sonrası depo edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, bozma kararında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmaza komşu parsel olan benzer nitelikteki 253 parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 120,48 TL/m² değer biçildiğini, işbu bedelin temyiz incelemesinden geçerek uygun bulunduğu gözetildiğinde, dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim bedelin kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazdan geçen enerji iletim hattı nedeniyle % 40 oranında belirlenen değer kaybının doğru olmadığını, taşınmazın % 50 oranında değer kaybettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip dava konusu taşınmazın emsal taşınmaza göre üstünlük oranı karşılaştırılmadığı gibi emsal alınan taşınmazın satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu hususu araştırılmadan dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 27.09.2013 tarihi itibarıyla 71,00 TL/m² değer biçildiği; öte taraftan dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan, aynı kamulaştırma kapsamında kalan, benzer nitelikteki 253 parsel (yeni 1065 ada 110 parsel) sayılı taşınmaza Aliağa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/55 Esas, 2014/259 Karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 120,48 TL/m² değer biçildiği, işbu bedelin davacı idarenin temyizi üzerine Dairemizin 13.04.2017 tarihli ve 2017/7947 Esas, 2017/10619 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu; yine dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan ve aynı kamulaştırma kapsamında kalan, benzer nitelikteki 283 parsel (yeni 1065 ada 92 parsel) sayılı taşınmaza Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/91 Esas, 2023/556 Karar sayılı dosyasında 17.07.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 143,00 TL/m² değer biçildiği, işbu bedelin tarafların temyizi üzerine Dairemizin 2024/2849 Esas, 2024/8151 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu anlaşılmış olup bahse konu eksiklikler giderilerek söz konusu parseller için belirlenen metrekare birim bedellerinden ayrılma nedenleri hususunda ek rapor alınmadan karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 5. Bozma kararı öncesi tespit ve depo ettirilen 11.159,48 TL fark kamulaştırma bedelinin ilk karar tarihi olan 16.10.2015 tarihi itibarıyla davalı tarafa derhal ödenmesine karar verildiği dikkate alındığında, işbu bedel yönünden faiz bitiş tarihinin 16.10.2015 tarihi olması gerektiği düşünülmeden son karar tarihi olan 26.02.2024 tarihine kadar faiz işletilmiş olması bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Davacı idare ile davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.