Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10091 E. 2025/4928 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10091
Karar No
2025/4928
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/246 Esas, 2024/32 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 284 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 21.11.2017 tarihli ve 2015/123 Esas, 2017/590 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2019/821 Esas, 2020/1502 Karar sayılı kararı ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz ve emsal taşınmaz imar parseli kabul edildiği hâlde, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal ile dava konusu taşınmaz kıyaslanmak suretiyle düzenleme ortaklık payı kesilmeden dava konusu taşınmazın değeri belirlenmesi gerekirken, emsal ve dava konusu taşınmazdan kesilen düzenleme ortaklık payları ilave edilmek suretiyle değer biçilmesi nedeniyle raporun inandırıcı görülmediği, bu durumda yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak denetime elverişli rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma öncesi ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın metrekare birim değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiği hâlde davalı lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararına ayrı bir bent olarak “Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya verilmesine” yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10091, K. 2025/4928, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10091-e-2025-4928-k-2e95d55cf1c2