Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/9145 E. 2024/294 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9145
Karar No
2024/294
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/345 Esas, 2016/307 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Karaman ili, ... ilçesi, Dilbeyan köyü 204 ada 35 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın idare adına tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, davaya konu taşınmaz arazi olduğu halde arsa kabul edildiğini, taşınmazın niteliğinin sulu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ilçe tarım verilerinin kullanılmadığını, ürün verilerinin yüksek alındığını, masrafların ise düşük olduğunu, kapitalizasyon faizinin %6-7 alınması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer artışı olduğunu ileri sürerek karann bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2015 yılı verileri esas alınarak değer biçilmesi gerektiği halde, 2014 yılı verilerine göre değer biçildiğini, davaya konu taşınmaz sulu tarım arazisi olması nedeniyle kapitalizasyon faizi oranının %4 alınması gerekirken %5 alındığını, objektif değer artış oranının en az %100 olması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürerek karann bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulması gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararlarının düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/9145, K. 2024/294, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-9145-e-2024-294-k-7c02eb5284b2