Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/7380 E. 2025/9708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7380
- Karar No
- 2025/9708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/510 Esas, 2023/927 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ...,... Mahallesi 1 ada 62,65 ve 68 parsel sayılı davalı kurum mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, ... ili, ..., ... Mevkiinde kain ve tapunun eski 1 ada 5,6 ve 7 parsel numarasında kayıtlı bulunan taşınmazlarda müvekkilin hissesi oranında malik olduğunu, davaya konu taşınmalar hakkında davalı kurumun açtığı 221 sayılı Kanun'a dayalı tescil davası ile aynı Kanun'un 1 inci ve 7 nci maddeleri uyarınca taşınmazların su güzergahında kalan kısımlarının adlarına tescilinin istendiği, Mahkemece hasımsız olarak görülen dava sonunda 19.12.1967 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, ödenmiş bir bedelin bulunmadığını, dava konusu olan ve el atılan taşınmazın çok kıymetli bir konumda olduğunu, davalı kurum ile uzlaşma talebinde bulunduklarını, ancak bir sonuca ulaşamadıklarını belirterek müvekkile ait taşınmazlara yapılan kamulaştırmasız el atmanın tespitine, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar için şimdilik 10.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma iddiası var ise bu hususta emsal uyuşmazlık mahkemesi kararına göre adli yargının görevli olmadığını, dava açma süresinin geçtiğini, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş mahkeme kararı gereği müvekkil idarenin mülkiyetinde olduğunu, tapu kayıtlarında da müvekkil idare adına tescil edildiğini belirterek usul ve esas bakımından davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın üçüncü derecede sit alanı olduğundan arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, hayrat suyu olması nedeniyle ... Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini ve aynı nedenle özel mülkiyete konu olmayacağını, 221 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın idare adına tescil edildiğini, el atılmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesi uyarınca da hak düşürücü sürelerin geçtiğini, bedel belirlenirken 7201 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 3 uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabulünün hatalı olduğunu, ıslah doğrultusunda karar verilmesinin doğru olmadığını, fahiş bedel belirlendiğini, emsal seçimi ve kıyaslamasının uygun olmadığını raporlar arası çelişkilerin giderilmesini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun’un 20 nci ve 27 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Made 3'ün "Mülga 31.8.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16 ve 17 inci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un mülga 16 ncı ve 17 inci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazlar yönünden uygulacağı, işbu davada taşınmaz idare adına 221 sayılı Kanun uyarınca tescil edildiğinden uygulama yerinin olmadığı da dikkate alınmak sureti ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığından husumetin doğru yöneltildiği anlaşıldığından, davalı idare vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir; ancak bilirkişi raporunda davacının tapu kaydındaki pay oranı hatalı alınmak sureti ile (62 parsel sayılı taşınmaz için payı 9441/19842 olduğu hâlde, 9621/19842 oranında; 65 parsel sayılı taşınmaz için payı 7244/14748 olduğu hâlde 7444/14748 oranında alınarak) fazlaya hükmedilmiş olması, doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, karar kaldırılarak davacı payı üzerinden resen hesaplanan 14.007.402,80 TL el atma bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne dair düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın geldisi eski 1 ada 5, 6 ve 7 sayılı taşınmazların 1950 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında üçüncü kişiler adına tespit ve tescil edilmesinden sonra, ... Sular İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp, 1967/874 Esas, 1967/818 Karar sayılı dosya üzerinden hasımsız olarak görülen dava neticesinde 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idare adına tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dava konusu taşınmazlara, davalı idare tarafından, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ileri sürüldüğünden, dava konusu taşınmaza ne zaman el atıldığı, ilgili resmî kuruluşlardan dava konusu taşınmazın 1956 öncesi hava fotoğrafları temin edilerek, refakate re'sen alınacak hava fotogrometri uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumu da işaretlettirilmek suretiyle ve tarafların dava konusu taşınmazlara el atma ile ilgili tanık, teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları da dahil olmak üzere tüm delillerinin sorulup, taşınmazlara fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptanıp, dava konusu taşınmazlara 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının tespiti halinde; işin esasına girilerek sonucuna göre; dava konusu taşınmazlara 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının tespiti halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.