Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4115 E. 2025/13990 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4115
- Karar No
- 2025/13990
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/869 Esas, 2024/2152 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/498 Esas, 2022/688 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol olarak el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği 10.000,00 TL bedelin çok fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın ana yollara uzak, hisseli yapılaşmanın ve kadastral kaymaların olduğu bir yerde olduğunu, kıymetli bir konumda olmadığını, taşınmazın nitelikleri dikkate alındığında talep edilen bedel çok fahiş olduğunu, yaşanan deprem ve ekonomik kriz nedeniyle taşınmaz satışlarında düşüş söz konusu olduğunu, İstanbul’un en gözde semtlerinde dahi bu bedellerle satışlar yapılamadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan imar uygulamasının gazete ile ilan edildiğinden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz imar planında yolda kalsa da bu imar planının iptal edildiğini, taşınmaza müvekkil idarece el atılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal uygulamasının hatalı olduğunu ve fahiş bedel tespit edildiğini, bilirkişi heyetinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 15 inci maddesinde belirtilen esaslara göre seçilmesi gerektiğini, öncelikle uzlaşma talep edilmesi için süre verilmesi, 2942 sayılı Kanun’un Geçici 6 ncı maddenin yedinci fıkrası ve Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrası uyarınca, harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idarece tamamına yol olarak kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre belirlenen tazminat bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, her ne kadar daha önce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce bu taşınmazın kamulaştırma işlemlerine başlanmış ise de bu işlemlerin tamamlanmadığı, davacıya kamulaştırma belgelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kamulaştırma bedelinin ödendiğinin de iddia ve ispat edilmediği, anılan işlemlere 1984 yılında başlandığı ve o tarihte yol olarak kullanımın bulunmadığı nazara alındığında el atmanın 1983 yılı sonrası gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, bu durumda uzlaşma dava şartı olmadığı gibi Mahkemece nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın hak düşürücü süreye tabi bulunmadığı, bilirkişi heyetinin 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde belirtilen esaslara göre seçildiği anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.