Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/12723 E. 2024/4478 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12723
- Karar No
- 2024/4478
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2210 Esas, 2023/1638 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adıyaman 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/23 Esas, 2022/300 Karar Taraflar arasında görülen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine yeniden Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, Merkez ilçesi, Eskisaray Mahallesi 2044 ada 2 parsel sayılı taşınmazda müvekkili adına olan bağımsız bölümün tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan, yasal şartları taşımayan, usulsüz ve hatalı olarak konulan bu şerhin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Adıyaman ilinde her yıl binlerce kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının açıldığını, kamulaştırmasız el atma davalarında "davalıdır" şerhinin konulması yönündeki taleplerinin mahkemelerce kabul edilmediğini, malikin değişmesi durumunda irtifakın tapuda tescilini sağlayamadıkları için kamu zararının önüne geçebilmek amacıyla 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile tanınan imkanı kullanmaktan başka çarelerinin kalmadığını belirterek öncelikle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının şerhin kaldırılması için Tapu Müdürlüğüne başvurmaksızın dava açtığı gözetilerek davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini, vekâlet ücreti takdir edilmesi durumunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesindeki hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile seri dava durumu dikkate alınarak davacı lehine vekâlet ücretinin % 60'ı oranına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili kuruma karşı daha önceden kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, tapu kaydına konulan 31/b şerhinin anılan davaya istinaden konulduğunu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında müvekkili kurum lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmaz mülkiyetini devri sebebiyle yapılamadığını, Adıyaman ilindeki tüm mahkemelerde açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davalarına sunulan cevap dilekçesinde tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan ve malikin taşınmaz üzerindeki tasarrufunu kısıtlamayan ve ancak taşınmazın devri halinde yeni malik davayı bilerek taşınmazı satın almış olacağından tescil işleminin gerçekleşmesine imkân tanıyan ''davalıdır'' beyanı konulmasının talep edilmesine rağmen mahkemelerce bu hususun dikkate alınmadığını, davacı taraf şerhin kaldırılması için müvekkili kuruma veya tapu müdürlüğüne başvurmaksızın bu davayı açtığını, şerhi kaldıracak olan tapu müdürlüğü olmasına rağmen tapu müdürlüğüne başvurunun yapılmadığını, bu durumun kötüniyetin göstergesi olduğunu, davacı vekilleri tarafından toplu olarak seri dava niteliğindeki şerh terkini davaları açılmış olması karşısında davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare tarafından belirlenen maliklere kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair herhangi bir işlemin bulunmadığı, ilgili şerhin tapu malikinin mülkiyet hakkına haksız müdahale niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince şerhin kaldırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine İlk Derece Mahkemesince açılan kamulaştırma şerhini Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin madde 22 nci maddesi uyarınca vekâlet ücretinin %60 oranına hükmedilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.