Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2009/21387 E. 2010/6121 K. – Kamulaştırma

Konu: Kamulaştırma Bedelinin Arttırılması Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/21387
Karar No
2010/6121
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırma Bedelinin Arttırılması Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırma bedelinin arttırılması ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dilekçesinde davanın kamulaştırmasız el atma olarak açıldığı anlaşılmış ise de ıslah dilekçesinde davanın niteliği kamulaştırma bedelinin arttırılması davasına dönüştürülmüştür. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre aynı Kanunun 25. maddesine göre tapu maliki için 13. madde uyarınca yapılan tebliğ ile başlayabileceği gibi rızai ferağ verilmesi halinde ferağ tarihinden de başlar. Somut olayda yasal bir tebligat yapılmamış ise de, rızai ferağ dava tarihinden sonra verildiğinden bedel arttırım davasının hak düşürücü süre başlamadan önce açıldığının kabulü gerekir. Kadastro Mahkemesinde görülen davada idarenin davaya dahil edilmiş olması hak düşürücü süreyi başlatan bir işlem olmadığından, bu nedenle hak düşürücü süreden dolayı davanın reddedilmesi, Öte yandan Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanun ile değişik geçici 1. maddesi uyarınca henüz tebligat çıkartılmamış kamulaştırmalarda Kanunun değişik hali uygulanacağı belirtilmiş ise de, taşınmaza değişikliğin yürürlüğe girdiği 05.05.2001 tarihinden önce fiilen el atılmış olması nedeniyle davacının kamulaştırma bedelinin arttırılması davası açma hakkının bulunduğu, Dairemizin istikrarlı kararlarıyla kabul edilmiş olduğundan açılan davanın esastan incelenmesi gerekirken, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle ret kararı verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2009/21387, K. 2010/6121, T. 08.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2009-21387-e-2010-6121-k-8ba3c8e1d4b4