Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2009/19958 E. 2010/5387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/19958
- Karar No
- 2010/5387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, binaya resim birim fiyatları esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak; 1-Hüküm fıkrasında tespit edilen bedelin belirtilmemesi, 2-Davalı ...,... oğlu ... ile ... oğlu ...'nın tapu kaydında soyadları yazılı olmayıp, adresleri ve mirasçıları tespit edilemediği gibi, sağ olup olmadıkları da bilinmediği halde, dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiştir. Bu durumda, 3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereği adı geçen davalılara mahallin en büyük Mal Memurunun kayyım tayini ile yargılamaya devam olunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3-Haklarında ilanen tebliğat yapılan davalıların murislerine ait veraset ilamları getirtilerek, adı geçenlerin adresleri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi ve Tebligat Kanununun 28. maddesinde yazılı tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden, resmi ve özel müessese ile dairelerden araştırılarak, tespit edilen adreslerine gerekçeli karar ile davacı idarenin temyiz dilekçesinin tebliğe çıkartılması, adresinin tespit edilememesi halinde ilânen tebligat yapılması gerekirken, bu araştırmalar yapılmadan, bir kısım davalı mirasçılarına ilanen tebligat yapılarak, eksik incelemeyle karar verilmesi, 4-Tapu kaydındaki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...