Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2007/14066 E. 2010/14848 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/14066
Karar No
2010/14848
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil ile birleştirilen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulünedair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacılar vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil, karşı dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne, karşılık tapu iptal ve tescil davasının ise açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı tarafından açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davaya gelince; Dava konusu taşınmaza, 1952 yılından önce el atıldığı anlaşılmış ise de; 1974 yılında "29.05.1958 dayanak tapu kaydına dayalı olarak" tescil edildiğinden hak düşürücü sürenin başlangıcının 29.05.1958 olarak kabulü gerekmekte ve 221 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 19.07.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) -MUHALEFET ŞERHİ- Dava konusu taşınmaza, 1952 yılından önce el atılmıştır. Taşınmaz, 1957 yılında davacılar adına tapuya tescil edilmiştir. 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş ve taşınmaz maliklerinin dava hakkı 4. madde uyarınca 13.01.1963 günü sona ermiştir. Davacılar, bedel davalarını tapu ile malik oldukları 29.05.1958-13.01.1963 tarihleri arasında açmadıklarından, bedel isteme hakları kalmamıştır. Açıklanan nedenle, davanın 221 sayılı Yasa uyarınca reddedilmesi düşüncesinde olduğumdan, Dairemizin çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 19.07.2010

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2007/14066, K. 2010/14848, T. 19.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2007-14066-e-2010-14848-k-1ac2b07794be