Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2006/487 E. 2010/14049 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/487
- Karar No
- 2010/14049
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne, tapu iptali ve tescil davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 20.10.2005 gün ve 2005/3724 Esas – 2005/11222 Karar sayılı ilama karşı davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile birleştirilen tapu iptal ve tescil davasında; mahkemece bedel davasının kabulüne, birleştirilen tescil davasının ise reddine dair verilen hüküm, davalı-davacı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacılar-birleştirilen davanın davalıları vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dairemizin bozma kararının 1 numaralı bendinde de belirtildiği gibi, dava konusu taşınmaza 1940-1950 yıllarında el atılarak kanal yapıldığı savunulmuştur. 30.06.2010 günü yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. maddesi hükmü gözetilerek, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 20.10.2005 gün ve 2005/3724-11222 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde; Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, birleştirilen dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece tescil davasının reddine, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan inceleme ve alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Davalı-karşı davacı idarenin açtığı tapu iptali ve tescil davası yönünden; Dava konusu taşınmaza, 1940-1950 yılları el atıldığı savunulmuştur. Mahkemece el atma tarihi belirlendikten sonra; a) 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının anlaşılması halinde; 221 sayılı Kanunun 1. maddesinde “6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır”, 4. maddesinde de; "Gayrimenkulün bedelini dava hakkı, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer.” hükümleri yer almaktadır. 221 sayılı Yasa 12.01.1961 günü yürürlüğe girdiğinden, davacının dava hakkı 2 sene sonrası olan 13.01.1963 günü sona ermiş olup, bu durumda idarenin açtığı tapu iptal ve tescil davasının kabulü gerekir. b) Dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında el atıldığının tesbiti halinde ise; İdarelerin tapu iptal ve tescil davalarına dayanak yaptığı; Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile iptal olmuştur. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup, İdarenin Kamulaştırma Kanununun 38. maddesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açma imkanı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi icabeder. Bu nedenle yukarda açıklanan hususlar gözetilerek, 2-Davacılar-karşı davalıların açtığı bedel davası yönünden ise; Dava konusu taşınmazın el atılan bölümleri ve tarihleri kesin olarak belirlenerek; 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasında fiilen el atılan bölümleri için; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 09.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.