Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2006/3807 E. 2010/13406 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/3807
- Karar No
- 2010/13406
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmazın üzerinde ...-... köyü İlköğretim okulunun mevcut olduğu anlaşılmıştır. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 63. maddesinin 2. fıkrasına göre köylerde bulunan İlköğretim okularının satın alma ve kamulaştırma işleri Köy Tüzel Kişiliğine aittir. Bu durumda; açılan davada husumetin ilgili Köy Tüzel Kişiliği yerine, Milli Eğitim Bakanlığına yöneltilmesi nedeni ile davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Kabule göre de; A-Dava konusu taşınmaz tapuya; ilk olarak, 1990 yılında kesinleşen kadastro tutanağına dayalı olarak tescil edilmiştir. Davacıların dava konusu taşınmazdaki mülkiyet hakkı bu tarihte başladığından; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 38. maddesindeki yirmi yıllık hak düşürücü sürenin tapunun ilk tesis tarihi dikkate alınarak başlatılması gerektiği ve bu durumda da hak düşürücü sürenin dolmadığı gözetilmeden davanın süre yönünden reddine karar verilmesi, B-Dava konusu taşınmazın tescili için açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeksizin, Hazine adına tesciline karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.