Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/7449 E. 2025/14398 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7449
- Karar No
- 2025/14398
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/124 Esas, 2025/344 Karar SUÇ : Tefecilik KARAR : Hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade
Mahalli mahkemece verilen karar temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında atılı suçtan verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması sonucu Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından verilen bozma kararı ile devamında kurulan mahkumiyet hükmünün Dairemizin 28.11.2023 tarihli ilamıyla bozulduğu nazara alındığında, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ve Yargıtay'dan geçen dosyalarda ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz kanun yoluna tabi olduğu, bu itibarla inceleme ve karar verme görevinin Dairemize ait olduğu kabul edildiğinden, tebliğnamede kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğundan bahisle incelenmeksizin iade isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Dairemizin 28.11.2023 tarihli ve 2022/4469 Esas, 2023/11598 sayılı Kararıyla tefecilik suçunun mağduru olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin, karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.05.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye tebliğ edilmediğinden anılan kararın henüz kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı hususları gözönüne alınarak hükmün açıklanmasına yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, mahkemece hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun, suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, yukarıda açıklandığı üzere sanık hakkında verilen 09.05.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmediği ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde belirtilen dava zamanaşımı süresinin de durmadığı dikkate alındığında, suç tarihi olan Şubat 2012 ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.