Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/7266 E. 2026/5752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7266
Karar No
2026/5752
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/617 Esas, 2024/799 Karar SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Zimmet suçu yönünden istinaf başvurularının esastan reddi, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden ise hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 28.02.2020 tarihli mahkumiyet hükmünün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda 01.12.2023 tarihli karar ile sanığın aynı suçtan 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün İlk Derece Mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (2 kez) suçlarından mahkumiyetine dair Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 tarihli ve 2016/334 Esas, 2020/144 sayılı Kararın sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/1097 Esas, 2022/1300 sayılı Karar ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan soruşturma izni alınması gerektiği, zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı tek hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçe ile ayrı ayrı hüküm kurulması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesindeki hak yoksunluğunun uygulanmaması, zimmet suçundan ise mahkemece Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre zimmet miktarının tam olarak belirlenmesi ve buna göre eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve 289/1-e maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 01.12.2023 tarihli ve 2023/84 Esas, 2023/533 sayılı Karar ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1, 248/2-2. cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3, 5. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafii ve katılanlar Hazine ile ... vekillerinin vekilinin istinaf başvuruları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/617 Esas, 2024/799 sayılı Kararı ile zimmet suçundan 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, ileri sürdükleri tanıkların dinlenmediğine, delillerin araştırılmadığına, sanık hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine, sanığın raporlu olduğu dönemde de zimmetine para geçirdiği belirlenmiş olup bu dönemde işe gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hüküm yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları reddedilmiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi"nin gerektiği, yazı işleri müdürleri ile zabıt katiplerinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin yazı işleri müdürünün görevlerine ilişkin 169/3-ğ maddesindeki hüküm ile aynı maddenin 7. fıkrasındaki ''Yazı işleri müdürü, yerine getirmekle yükümlü olduğu görevleri yazı işleri hizmetlerinde görevli personele devredemez'' ve 4. fıkrasındaki zabıt katibinin görevlerine ilişkin düzenlemeler ile 263. maddesindeki ''Bu Yönetmelikte açık hüküm bulunmayan hâllerde Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlarca yürürlüğe konulan diğer yönetmeliklerin ilgili hükümleri uygulanır'' hükmü ışığında 11.07.2015 tarihli Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler İle Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin harç ve masrafları almaya yetkili olanlara ilişkin düzenlemesini içeren 89. maddesindeki ''Ön büro teşkilatı bulunan yerlerde bu iş yalnızca veznedara aittir. Zabıt kâtipleri, memurlar veya mübaşirler, bir işlemin ifası için ödenmesi gerekli harç ve masrafları iş sahiplerinden alamazlar. Harç ve masrafların tahsili işi kendisine verilmiş olan yazı işleri müdürü, görev sebebiyle yerinden ayrıldığı zaman iş sahiplerinin beklememesi için başkanın onayı ile önlem alır'' ve son olarak da suç tarihinde yürürlükte bulunan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin mahkeme veznelerinin denetimine ilişkin 67/1. maddesindeki ''Mahkeme veznelerinin sayım ve hesapların kontrolü ile denetimi bu Yönetmeliğin Dördüncü Kısmının Birinci, İkinci ve Üçüncü Bölümlerinde gösterilen esaslar dairesinde yapılır. Banka ve PTT vasıtasıyla mahkemelere gönderilen ve mutemet defteri ile yazı işleri müdürleri tarafından bu yerlerden alınan paralar vezne kayıtlarıyla karşılaştırılır'' şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Suç tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yapan sanığın, dosyalardaki mevcut gider avansından, yapılacak işlemler için mahkemeler veznesinden para çekme ve paraların teslimi hususunda görevlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmaması karşısında, suça konu paraların kendisine görevi nedeniyle tevdi edilmiş sayılamayacağı, bu paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğunun olmadığı, yasal tevdi unsurunun da gerçekleşmediği, bu nedenle zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, usulüne uygun olarak çıkarılan ancak PTT'ye teslim edilmeyen tebligatların bedelleri ve ticaret sicil gazetesinde ilan yapılmak üzere çekilen paralar mal edinme eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin Kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/7266, K. 2026/5752, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-7266-e-2026-5752-k-614b876a4102