Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/6874 E. 2026/6955 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6874
- Karar No
- 2026/6955
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/174 Esas, 2013/282 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜMLER : Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında beraat, ... ve ... hakkında mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanıklara yüklenen zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde hükmü gereğince Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde hükmü gereğince de Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları, diğer taraftan mahkemece duruşma gün ve saatini bildiren davetiyenin şikayetçi ...'a usülüne uygun olarak tebliğ edildiği, adı geçenin 22.10.2009 tarihli celsede davaya katılmak istemediğini ifade ettiği, davadan haberdar edilen ve katılma talebinde bulunmayan şikayetçinin katılan sıfatını kazanmadığı, bu itibarla temyiz hakkının olmadığı, gerekmediği halde gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılanlar Hazine ve Bakanlık vekillerinin beraat ve mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen ya da görülmeyen fiilleri ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği halde, sanıklar hakkındaki isnatlara dayanak olmasının yanı sıra kovuşturmada alınan 29.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda da gerekliliği bildirilen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü Kontrolörünce düzenlenen 14.01.2009 tarih ve 28/01-02 sayılı raporun tamamı ve ekleri dosyada bulunmamasına rağmen, söz konusu eksiklik giderilmeden başka bir bilirkişi heyetinden alınan ve dosyadaki diğer rapor ve tutanaklarda yer alan tespitlerin tekrarı mahiyetinde olup hüküm kurmaya elverişsiz nitelikteki bilirkişi raporuna dayanılarak ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme gereği hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerden ibaret olduğu dikkate alınmadan, buna göre sanıklar hakkında 1.151 çuval yem (karşılığı 31.606,46 TL) stoğu, 5.162,08 TL değerinde peynir stoğu, 148.002 TL'lik çek, ...'a ciro edilen çek karşılığı 50.000 TL para ile tahsil edilen paradan kalan 13.000 TL nakit para, kasa hesabında olması gereken 57.075,86 TL para ile çekler hesabında bulunması gereken 82.097,96 TL tutarındaki çeklere ilişkin dava açıldığı halde bu kalemlerin kimisinde farklı tespit edilen miktarlara ve yeni kalemlere yer veren 12.03.2013 tarihli bilirkişi raporu ile çelişkiler içeren önceki raporlara genel olarak atıf yapılmak suretiyle, sanıkların her birinin eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilerek delilleriyle birlikte hangi sanıkların hangi sebeple beraat ettiği yahut hangi eylemleri nedeniyle atılı suçtan sorumlu tutulduğu, zincirleme suç hükümlerine esas alınan fiillerin hangileri olduğu denetime imkan verecek şekilde somut gerekçelerle ortaya konulmadan, keza sanıkların sabit görülen eylemleri ve bunların vasıflandırılması ile bu kapsamda delillerle sonuç arasında nedensellik bağının kurulması gerektiği nazara alınmadan, gerekçesiz şekilde beraat ve mahkumiyet kararları verilmesi, Zimmet suçu için kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması karşısında, hakkında yakalama kararı bulunup yargılamanın yapıldığı yer çevresi dışında yakalanan sanık ...'ün sorgusunun mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla alınan savunması ile yetinilmek ve bu şekilde hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ile ... vekillerinin ve sanıklar ... ile ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.