Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/6593 E. 2025/12138 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6593
Karar No
2025/12138
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/577 Esas, 2023/579 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince sanıklardan Yücel hakkında kurulan mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, ... ile ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi EK KARAR : Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin ve ek Kararın temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Tebliğnamede adına yer verilen sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik bir temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ...'ın üzerine atılı zimmet suçundan 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2019/44 Esas, 2021/7 sayılı Kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda sanığın aynı suçtan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli ve 2021/236 Esas, 2022/426 sayılı Kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/577 Esas, 2023/579 sayılı Kararı ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair hüküm kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e-f bentlerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu kararın anılan Kanun ve maddenin 1. fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükümlerin ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, İlk Derece Mahkemesince 11.01.2021 tarihli hüküm ile verilen cezanın 5 yılın üzerinde olduğu gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine bozma kararı yerine duruşma açılarak yeniden bir hüküm kurulması ya da istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi halinde sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi kapsamında kalmayacağı keza İlk Derece Mahkemesince kurulan ilk hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmadığı halde bozmaya uyularak verilen hükümde sanığın 2 yıl 1 ay süre ile aynı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilerek hak yoksunluğu yönünden hükmün sanık aleyhine değiştiği, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen 10.04.2023 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek Kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri ve ek Kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2019/44 Esas, 2021/7 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'ın üzerine atılı zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... ve ...'ın aynı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli ve 2021/2027 Esas, 2021/2015 sayılı Kararı ile sanıklardan Yücel hakkında suç vasfı ve eylemler bölünerek karar verilmesi, bilirkişi raporunda muhasebe işleyişindeki aksaklığın ne olduğunun açıkça saptanması gerektiği ... ile ...'ün toplanan deliller karşısında kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı sanık ... ile iştirak halinde hareket edip etmedikleri, suç tarihlerinde Kooperatifin akçalı işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün saptanarak eylemlere ne şekilde iştirak ettikleri tartışılıp bundan sonra hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-d, 289/1-i madde ve fıkraları uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli ve 2021/236 Esas, 2022/426 sayılı Kararı ile sanıklardan ... üzerine atılı zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna, ... ve ...'ın aynı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/577 Esas, 2023/579 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü vekalet ücreti yönünden düzeltilerek müdafiinin ve katılan kooperatif vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 5.Sanık ... müdafiinin 06.04.2023 tarihli temyiz dilekçesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/577 Esas, 2023/579 sayılı ek Kararı ile temyiz talebi 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle reddedilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Dosya kapsamında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. Katılan ... Bakanlığının Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden sanıklar ... ve ... hakkında beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklardan ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi yönünden Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılan ... vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından 11.01.2021 tarihli hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 04.10.2021 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 12.12.2022 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 16.03.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR A)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/577 Esas, 2023/579 sayılı ek Kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle KALDIRILMASINA, B)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen Kararlarda, katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 11.01.2021 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/6593, K. 2025/12138, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2023-6593-e-2025-12138-k-e921073e008e