Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/4787 E. 2024/10585 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4787
Karar No
2024/10585
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/298 Esas, 2022/74 Karar SUÇ : Tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesine göre 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından Hazine vekilinin 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin ve sanığın tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Mayıs 2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 11.03.2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/4787, K. 2024/10585, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2023-4787-e-2024-10585-k-e7dce07f0e58