Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/1420 E. 2026/9864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1420
- Karar No
- 2026/9864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/302 Esas, 2015/125 Karar SUÇLAR : Nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli zimmet ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından, sanık ... hakkında ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... müdafiinin sonuç ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (1163 sayılı Kanun) Ek 2/2 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddeleri gereğince suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkının olması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde hükmü uyarınca başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığı, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümleri de temyize hakkı bulunduğu ancak vekilinin 01.12.2021 tarihli dilekçesinin münhasıran katılma ile vekalet ücreti istemine yönelik olduğu ve aleyhe temyiz iradesi içermediği, bu kapsamda kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma isteminde bulunamayan ve katılmasına karar verilemeyen ... yararına kanun yolu muhakemesinde vekalet ücretine hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; 1- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmaları yerine 53/1. maddede belirtilen hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi ve yasaklılık süreleri açıkça bildirilmeden hükmolunan cezaların yarısı kadar olduğu belirtilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturulması, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin takdiri de gözetilerek hüküm fıkrasının (B) bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın "5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıkların aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezalarının infazından sonra başlamak üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan takdiren 4 yıl 7 ay süreyle yasaklanmalarına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sahteliği iddia olunan senetlerden ... ve ... adına düzenlenenlerde iğfal kabiliyeti bulunmadığının ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığının gerek 2007/18528 gerekse de 2009/61190 soruşturma numaralı iddianamelerinde kamu davasına konu edilen diğer senetlerin de 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 339/1. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3- Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkı olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 2 33... . maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 24.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.