Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/5477 E. 2026/6745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5477
- Karar No
- 2026/6745
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/808 Esas, 2022/148 Karar SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik (sanıklar ... ve ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında), zimmet (sanıklardan ... ve ... hakkında ikişer kez, ... ve ... hakkında birer kez), zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali (sanıklar ... ve ... hakkında), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkında) HÜKÜMLER : Kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine (sanık ... hakkında), kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine (sanıklardan ... hakkında atılı suçtan, ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ile ..., ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından), beraat (sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, ... ve ... hakkında zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçlarından) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma" hali olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı ve muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre resmi belgede sahtecilik ile icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suçlar yönünden kamu davalarına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı öte yandan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... müdafiinin 16.03.2022 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 04.04.20 22... .04.2022 tarihli dilekçeler ile vekalet ücretine hasren temyiz ettiği anlaşılmakla, anılan sanıklar müdafiinin temyiz talebi ile katılan Hazine vekilinin resmi belgede sahtecilik ile icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sanıkların üzerlerine atılı suçların zarar göreni olduğu, vekilinin sanıklar hakkındaki hükümleri temyiz ettiği gibi bozma ilamı öncesinde verilen hükümleri de temyiz ettiği, taleplerinin katılma iradesi içerdiği ancak mahkemece bu hususta katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 237/2 ve 260/1. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında atılı suçlardan açılan kamu davalarına katılan olarak kabulüne, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılanlardan Hazine vekilinin zimmet ve zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçlarından verilen beraat hükümlerine, ... vekilinin ise tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1- Sanıklardan ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine dair hüküm ile ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre kamu davalarının düşürülmesine dair hükümler yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; Sanıklardan ... hakkındaki kamu davalarının ölüm, ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (5), (6) ve (7) nolu bentlerinde yer alan "düşürülmesine" ibarelerinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA, 2-Sanıklardan ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükmü ile ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülme, ... ve ... hakkında zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'ın hükümlerden sonra 27.11.2024 tarihinde öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, adı geçen sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması ile sanıklardan ... ve ...'e isnat edilen eylemlerin sübutu halinde zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali, ...'e isnat edilen sahte genel kurul tutanakları düzenleme eyleminin ise kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturabileceği, bu suçların 5237 sayılı Kanun'un 251/1 ve 204/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli ve 22... aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu bakımından hüküm tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı nazara alınarak yargılamaya devamla hüküm kurulması yerine kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de zamanaşımını kesen son işlem olan 18.05.2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürelerin her iki suç bakımından da gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklardan ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı, ... hakkında açılan kamu davasının ise ölüm nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.