Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/14837 E. 2015/17345 K. – İhmali Davranış
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/14837
- Karar No
- 2015/17345
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
Tebliğname No : 4 - 2012/50078
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : Darende Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2011 NUMARASI : 2011/60 Esas, 2011/383 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıkların veri girişini yapmadıkları iddia edilen taşınmazın katılanın eşi adına yapılan kadastro tespitinin 16/10/2009 tarihinde kesinleşmesi, yem bitkisi desteği başvurularının 31/10/2009 tarihinde sona erip başvuranlarla ilgili listenin 17/12/2009-23/12/2009 tarihlerinde askıya çıkarılması, katılanın süresi içerisinde listeye itirazının bulunmaması karşısında, söz konusu veri girişini yapmakla görevli kişi ya da kişiler de belirlenmeden, ilçe tarım müdürü ve ziraat mühendisi olarak görevli olan sanıkların suç kastıyla hareket ettiklerine dair cezalandırılmalarını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatleri yerine yetersiz ve yanılgılı gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; Hükümden önce yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla TCK'nın 257/2. maddesindeki cezanın alt sınırının 3 ay hapis olarak değiştirildiği ve sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin olunduğu belirtildiği halde temel cezanın 6 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında TCK'nın 53/4. maddesi hükmüne aykırı olarak 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi, Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.