Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/8883 E. 2013/5986 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/8883
Karar No
2013/5986
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, zimmete sebebiyet vermek, görevi kötüye kullanmak ve Kooperatifler Yasasına muhalefet HÜKÜM :Mahkümiyet, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma, düşme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı kararı gereğince sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına, Sanıklar ..., ... ile ... haklarında görevi kötüye kullanmak suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığından bu suçla ilgili olarak sanıklar haklarında kurulan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararları yok hükmünde olduğundan bunlara yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddine, karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanmak suçlarından açılan kamu davalarının ölümü sebebiyle düşürülmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ... ve ...'e atılı görevi kötüye kullanmak, ..., ... ile ...'a yüklenilen denetim görevini ihmal sureti ile zimmete neden olmak ve Kooperatifler Kanununa muhalefet suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmalarına karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Kanunun 322. maddesi ile verilen yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "ortadan kaldırılmasına" ibarelerinin çıkartılıp, yerine "... CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ... ile ... haklarında zimmet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü kontrolörü tarafından hazırlanan 02/08/2004 günlü soruşturma raporu ile bu raporu doğrulayan bozma sonrası yargılama sırasında dosyaya sunulan 18/12/2009 ve 09/04/2010 tarihli bilirkişi raporları içeriklerine göre; S.S. Fethiye Bekçiler Köyü Tarımsal Kalkınma Kredi Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı ... ve üyeleri olan ..., ... ile ...'ün, kooperatif tarafından suç tarihlerinde satılan sütlerin karşılığı toplam 66.303,64 TL'nin Aysüt Firması tarafından kooperatife ödenmesine rağmen kooperatif kayıtlarına yansıtmamaları şeklindeki eylemlerinin, Aysüt Firmasına ait kayıtların kooperatif kayıtlarıyla karşılaştırması sonucu ortaya çıkarılabildiği anlaşılmakla bu fiillerin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve kooperatifin Ziraat Bankası Kemer Şubesine Mart 2002 ile 25/05/2004 tarihleri arasında ortaklar adına yatırılan toplam 24.852.606.000 TL'nin banka hesabından çekilip çekilmediği ve çekilmiş ise hangi tarihlerde kimler tarafından çekildiğinin sorulup belirlenmesinden sonra çekilen paraların ortaklara ödendiğine dair herhangi bir geçerli belgenin olup olmadığının araştırılması, gerekirse ilgili ortakların tanık olarak dinlenmesinden sonra hasıl olacak kanaate göre bu fiilin de sabit görülmesi halinde yukarıda belirtilen nitelikli zimmet eyleminin teselsülü kapsamında değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Haklarında mahkümiyet hükmü kurulan sanıkların işledikleri zimmet eylemlerinin sayısı, kasıt yoğunluğu, zimmete geçirilen miktarlar nazara alınarak temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve TCK'nın 3 ve 61. maddeleri gereğince cezaların bireyselleştirilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanıklara alt sınırdan temel hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edildiği halde haklarında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK'nın 53/5. maddesine göre hak yoksunluğuna hükmedilirken bu kez alt sınırdan uzaklaşılması, Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/8883, K. 2013/5986, T. 03.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-8883-e-2013-5986-k-bb578ce60dfc