Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/7199 E. 2013/4835 K. – Rüşvet Vermeye
Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/7199
- Karar No
- 2013/4835
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Vermeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarih ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçunu kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Suç tarihinde alkollü olan ve ehliyeti bulunmayan sanığın, aleyhine işlem yapılmasını engellemek için müşteki polislere "...beni nereye götürüyorsunuz, bu işlerin bir oluru yok mu? Her işin bir oluru vardır bir çorba parası vereyim beni görmeyin, siz yolunuza ben yoluma gideyim" demek suretiyle rüşvet vermeye teşebbüs ettiği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; TCK'nın 35. maddesi uyarınca “meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı” gözetilerek yasal, dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli gerekçelerle cezadan 1/4 ila 3/4 oranında indirim yapılması gerektiği halde; temel ceza alt hadden belirlenmesine rağmen, TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gereken "eylemin olaydaki derecesi ve oluş şekline" dayanılarak yasal ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle teşebbüs nedeniyle TCK'nın 35/2. maddesine göre 1/2 oranında indirim yapılması, Sabıkasız olan sanık hakkında verilen hapis cezası "sanığın sabıkasız kişiliği, suçun işleniş şekli ve biçimi, suçu kısmen kabulü ve ceza miktarı nazara alındığında mahkememizde tekrar suç işlemekten çekineceği konusunda kanaat oluşturduğundan" şeklindeki gerekçe ile ertelenmesine rağmen, "sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına daha önce karar verilmiş olması nedeniyle, şartları bulunmadığından" şeklindeki, erteleme gerekçesiyle çelişkili, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.