Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/509 E. 2013/762 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/509
- Karar No
- 2013/762
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5 maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Suç tarihinde ... köyü muhtarı olan sanığın, köy tüzel kişiliğine ait ... ağaçlarının satışı sonucu tanık ... ...'dan peşin olarak aldığı 500 TL, köy kahvehanesini kiralayan tanık ... ...'dan tahsil ettiği 287,50 TL tutarındaki kira bedeli ile kahvehanenin tamiri için yine aynı kişiden aldığı 400 TL'yi tahsil makbuzu düzenlemediği gibi köy gelir defterine işlememek suretiyle mal edindiği iddiasıyla hakkında zimmet suçundan kamu davası açılmış ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak mahkemece mahkümiyet kararı verilmiş ise de; tanık ... ...'ın alınan beyanında mezarlığa getirdiği taşların bedeli olarak kalan 500 TL'yi sanıktan aldığını bildirmesi, sanığın savunmasında tanık ... ... 'dan aldığı 287,50 TL ve 400 TL'yi köy kahvehanesinin tamiri için harcadığını beyan etmesine göre bu hususlar üzerinde durularak belirtilen harcamanın yapılıp yapılmadığının usulünce tespit edilmesinden sonra; köy gelir ve gider defterleri ile tüm tahsilat ve gider belgelerinin getirtilip, Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetine dosya tevdii edilerek; suç tarihinde köyün tüm giderleri ile tüm gelirleri arasında fark olup olmadığı, dolayısı ile sanığın uhdesinde köy parası bulunup bulunmadığına dair denetime imkan verecek rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve suç niteliğinin belirlenmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de ; İlgililerin kaymakamlığa ihbarı ve anlatımları sonucu anılan fiillerinin belirlenebildiği, sanığın zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu ve bu şekilde zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçunu işlemesine rağmen basit zimmet suçundan hüküm kurulması, Sanığın zimmet eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlediği halde, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, Zimmetin konusunu oluşturan miktar suç tarihi olan 2003 yılındaki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü itibariyle "pek hafif" değerde olduğu halde lehe yasanın belirlenmesi sırasında 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılmaması suretiyle lehe yasanın yanlış belirlenmesi, Sanığın yargılanması sırasında etkin pişmanlık göstererek zimmet konusu miktarın tamamını hükümden önce ödediği mahkemece de kabul edildiği halde TCK 248/2. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayinine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.