Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/3709 E. 2013/1724 K. – Görevli Memura
Konu: Görevli Memura Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/3709
- Karar No
- 2013/1724
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevli Memura Direnme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevli memura direnme HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen 02/11/2007 tarihli hükmün, 11/12/2007 tarihinde birlikte yaşadığı belirtilen annesine tebliğ edildiği, süresi içinde temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle hükmün 19/12/2007 itibariyle kesinleştirilerek infaza verildiği, infaz aşamasında 5728 sayılı Kanun ile CMK'nın 231/5. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle verilen ek kararlar ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, 18/10/2011 tarihli ek karar ile de sanığa yapılan tebliğ işleminde kanun yolunun usulüne uygun olarak bildirilmediği gerekçesiyle infazın durdurulmasına ve temyiz hakkının sanığa iadesine karar verildiği, yeniden yapılan tebligat üzerine 7 günlük süre içinde temyiz yoluna başvurulduğu hususlarının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 13/03/2012 gün ve 2011/6-386 E. 2012/99 K. sayılı kararına göre; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan CMUK’nın 310. maddesi uyarınca, yokluğunda verilmiş olan karara yönelik temyiz isteminin tebliğden itibaren bir hafta içerisinde yapılması gerekmekte olup, sanığın 11/12/2007 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı bir haftalık süreden sonra 17/11/2011 günlü müdafii aracılığıyla temyiz başvurusunda bulunduğu, her ne kadar kararda başvurulacak yasa yollarına ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcının “tefhim veya tebliğ” şeklinde gösterilmesi nedeniyle bildirimin eksik ve yanıltıcı olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca “tefhim” kelimesine de yer verilmesinin, sanık açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği kabul edilerek, Sanık müdafiinin, 11/12/2007 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.