Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/3484 E. 2013/1352 K.
Konu: Zimmet Ve Denetim Görevinin İhmali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/3484
- Karar No
- 2013/1352
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet Ve Denetim Görevinin İhmali
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet ve denetim görevinin ihmali HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in oluşa uygun olarak kabul edilen denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 2004'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca belirtilen sanıklar haklarındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde; S.S. Gönen Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif başkanı ... ve yardımcısı ...'ın, kooperatif kasasından 40.800.000.000 TL'yi Akbakan Ltd. Şti'ne, 5.000.000.000 TL'yi ise ... Petrol'e ödenmiş gibi gösterilmesi şeklinde gerçekleşen zimmet eylemlerinin, belirtilen şirketlerin kayıtlarıyla kooperatif kayıtlarının karşılaştırılması sonucu tespit edilmesi karşısında nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve lehlerine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, belirtilen şirketlere gerçeği yansıtmayan ödeme kayıtları düzenlenmesi şeklindeki eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ile sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre karşılaştırma yapılarak lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ile sanıkların işledikleri zimmet eylemlerinin sayısı ile zimmete geçirilen miktarlar gözetilerek TCK'nın 3 ve 61. maddeleri gereğince hükmolunan cezaların alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve suçların 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen haklarında 53/5. maddenin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/l-a,b,c,d,e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına şeklinde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki "Sanıkların 5237 S. TCK.nun 53. md.si gereğince a, b, d ve e bentlerinde gösterilen yasal haklarından, 53/2 maddesi uyarınca infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendindeki kendi altsoyu üzerindeki yasal haklarından 53/3 maddesi uyarınca koşullu salıvermeye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına" şeklindeki ibarelerin "5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1, a, b, c, d, e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına" şeklinde değiştirilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde ise; Kooperatif ana sözleşmesinin onaylı örneği ile yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı tutanakları getirtilerek kooperatife yetkili memur atama yetkisinin kime ait olduğu, sanığın kooperatif muhasebecisi olarak yetkili kılınıp kılınmadığı, yetkili kooperatif memuru statüsünde bulunup bulunmadığı ve 1163 sayılı Yasanın 62/3. maddesi uyarınca kamu görevlisi gibi cezalandırılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın zimmetine geçirdiği toplam miktarın, suç tarihi itibari ile ekonomik koşullar, paranın alım gücü nazara alındığında "az olduğu" dikkate alınıp hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesinin uygulanıp lehe yasa karşılaştırmasının buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden fazla cezaya hükmedilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/l-a, b, c, d, e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına şeklinde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.