Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/3272 E. 2013/2626 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/3272
Karar No
2013/2626
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik (sanıklar ..., ..., ... hk.), nitelikli dolandırıcılık (sanıklar ... ve ... hk.), rüşvet almak (sanıklar İbrahim, ... hk.), rüşvet vermek (sanıklar ... ve ... hk.) HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık (sanıklar ..., ..., ... hk.), rüşvet almak (sanık ... hk.), rüşvet vermek (sanık ... hk.) mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Tayin olunan ceza miktarları da nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı temyiz incelemesi talebinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin tebliğnamede ismine yer verilen ...'ya yönelik herhangi bir temyiz talebi bulunmadığı da gözetilerek diğer sanıklar müdafiilerin temyiz istemleriyle sınırlı ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...’in emlakçılık yaptığı, aynı zamanda 2001 yılından itibaren devlet tarafından çiftçilere ödenen doğrudan gelir desteği ödemesinden yararlanmak için kendisine müracaatta bulunan kişiler adına ücret mukabili başvuru formlarını tanzim ettiği, sanık ...´ün sanık ...´ın çalışanı olduğu, sanık ...´in ise 2002 ve 2003 yıllarında Sakarya 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünde müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, adı geçen sanıkların haksız şekilde doğrudan gelir desteği ödemesinden yararlanmak için irade birliği içerisinde hareket ederek; sanık ...´in, tapu kayıtlarını bilgisayardan çıkarırken yüzölçümlerini fazla göstermek suretiyle gerçeğe aykırı kayıtlar tanzim ettiği, ardından sanıklar ... ve ...´a verdiği, yine Sakarya Nüfus Müdürlüğünde memur olarak görev yapan ve diğer sanıkların dolandırıcılık eylemine iştiraki bulunmayan sanık ...´in de nüfus kaydı başına sanık ...´dan 10´ar lira rüşvet alma karşılığında gerçekte ölmüş olmalarına rağmen, tapu kayıtlarında isimleri gözüken üç kişinin sağ olarak gösterilen şekliyle nüfus kayıtlarını ve diğer dosyalar için gerekli olan nüfus kayıtlarını tanzim edip sanık ...´a verdiği, sonrasında sanıklar ..., ... ve ...´in sahte tapu ve nüfus kayıtlarının da ekli olduğu doğrudan gelir desteği dosyalarını ilgili kuruluşa teslim ettikleri, bu şekilde sanıklar ..., ... ve ...´in devletten 13.521,61 lira para aldıkları, olayın ortaya çıkması nedeniyle 25.647,71 lira .../...

-2-

paranın da ödemesinin yapılmadığı, sanık ...’ın devletçe ödemeler yapıldıkça sanık ...’e onun isteği doğrultusunda bir adet 1.300 lira değerinde bilgisayar, 4.500 lira değerinde otomobil ve 3.000 lira nakit para verdiği, bu suretle sanıklar ..., ... ve ...´in irade birliği içerisinde hareket ederek atılı resmi belgede sahtecilik, sanık ...´ın ayrıca rüşvet vermek ve sanık ...´in rüşvet almak suçlarını işledikleri anlaşılmakla; Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve rüşvet vermek suçlarından, sanık ... hakkında rüşvet almak suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde; Sanık ... hakkında rüşvet vermek suçundan mahkümiyet hükmü kurulmasına rağmen TCK'nın 219/son maddesinin uygulanmaması, yine sanık ... hakkında rüşvet almak suçundan TCK'nın 212/2. maddesine göre mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen TCK.´nın 212/son maddesine göre hapis cezası yanında maddede gösterilen biçimde para cezasına hükmedilmemesi ve aynı sanık hakkında TCK'nın 219/son maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sahtecilik suçundan kurulan hükümlerde TCK'nın 80. maddesi ile yapılan artırım oranının 1/6 yerine 1/4 olarak yazılması ise mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Sanıklara isnat edilen nitelikli dolandırıcılık (kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık) suçunun 765 sayılı TCK'nın 504/7. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli ve 7 yıl 6 aylık ilaveli zamanaşımına tabi olduğu, sanık ... açısından; zamanaşımını kesen sorgu işlemi ile mahkümiyet hükmü arasında, asli 5 yıllık, sanıklar ... ve ... açısından ise; suç tarihi ile inceleme tarihi arasında ilaveli 7 yıl 6 aylık sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 02/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/3272, K. 2013/2626, T. 02.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-3272-e-2013-2626-k-75189bd6b3a9