Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/10447 E. 2013/9696 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/10447
- Karar No
- 2013/9696
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Değişen suç vasfı ile görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihlerinde ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünde taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak görev yapıp aynı zamanda Valilik onayıyla mutemet olarak da görevlendirilen sanığın, kurum adına Kamu İhale Kanunun 22/d bendi kapsamında ... Petrol isimli şirketten 1082 litre mazot alımı gerçekleştirdiği, ancak mazotun ihtiyaç olduğunda kullanılmak üzere istasyonda bırakıldığı, adı geçen petrol şirketinden resmi hizmet aracına akaryakıt alınmadığı halde 24/02/2010 tarihinde 425 litre mazot almış gibi göstererek karşılığında 1000 TL nakit para alarak mal edindiği iddiasıyla yapılan yargılamada, öncelikle sanığın şoförlerin kullanacağı fişleri düzenleme, getirdikleri belgeleri kontrol etme ve alacaktan mahsup etme gibi görevleri olup olmadığı araştırılarak böyle bir görevi var ise eylemlerinin zimmet suçunu, bu konuda görevi yok ise sanığın ... Petrol yetkilisi ...'yi kurumun acil ihtiyacı olduğundan bahisle kandırmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin, görevli olduğu kamu kurumunun zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulması, Kabule göre de, Hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2 madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için ayrı bir ceza ihdas edilmesi, 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-6. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılması karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesinin uygulanmaması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de kabul gören 27/12/2011 gün ve 2011/2-286 Esas, 2011/295 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.