Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/7295 E. 2012/13494 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/7295
- Karar No
- 2012/13494
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Ulus PTT Merkez Müdürlüğünde memur olarak çalışan ve havale kabul-ödeme, fatura tahsilatı, sakatlık ve yaşlılık aylığı ödenmesi işlerinde görevli olan sanık ...'un; kurumdan maaş alan kişilere makbuzlarda yazılı olan miktarın altında ödeme yaptığı, eksik olarak ödenen bu paraların; sanığa, görevinin gereği olarak zilyetliği devredilmiş paralardan olduğu, sanığın bu paraların bir kısmını mağdurlara ödemesine rağmen kalan kısmını da mağdurlara ödemiş gibi makbuz düzenleyerek zimmetine geçirdiği, sanığın bu eylemlerinde, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunulduğu ve ilgililerin başvurusu üzerine zimmetin ortaya çıkarıldığı hususlarının anlaşılması karşısında; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, hukuki nitelendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla, TCK'nın 257/1. maddesindeki ceza miktarının indirilmesi nedeniyle TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre; 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun, koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.