Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/5242 E. 2013/1308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5242
- Karar No
- 2013/1308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, resmi evrakta sahtecilik, denetim görevini ihmal ederek zimmete sebep olmak, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve bu suçlara iştirak HÜKÜM : ..., ..., ..., ... ve ...'in nitelikli zimmet ve resmi evrakta sahtecilikten mahkümiyetlerine, tüm sanıkların atılı diğer suçlardan beraetlerine Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun Ek 2/son maddesi uyarınca, ilgili bakanlıkların kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunabileceklerinden, suçtan zarar gören ve kovuşturma aşamasında katılma istemi reddedilen Tarım ve Köyişleri Bakanlığına izafeten Hazinenin kamu davasına katılma hakkı bulunması karşısında, 19/03/2004 günlü ara kararla verilen ret kararının kaldırılarak CMK'nın 237/2, 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığının kamu davasına katılmasına, katılan Hazine vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre beraet hükümlerini temyiz ettiği anlaşılmakla Hazine vekilinin temyizi yönünden beraet hükümleri ile sınırlı ve tayin edilen cezaların tür ve miktarı ile Dairemizce de benimsenen YCGK’nın 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararına göre sanık ... müdafiin duruşma isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında zimmet ve resmi evrakta sahtecilik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ...'ın hükümden önce 05/10/2008 tarihinde, sanık ...'nın hükümden sonra 04/12/2010, sanık ...'in 26/05/2010 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının sanıkların ölümü sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanık ... ...'e yüklenen görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, sanık ...'e yüklenen görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal, sanıklar ..., ..., ... ve ...'e yüklenen denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, sanıklar ..., Kerem Laçin ve ...'ye yüklenen görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ..., ...'e yüklenen denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak ve görevi ihmal suçlarının yasa maddelerinde öngörülen cezalarının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli zimmet ve evrakta sahtecilik suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, C.Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulmadan, CMK'nın 230/3 ve 232/6. maddelerine de aykırı olarak, sanıklar ..., ... ve ...'in suç tarihleri itibariyle görev durumu araştırılmadan ve bu sanıklar ile diğer sanıkların suça nasıl iştirak ettikleri tartışılmadan yazılı şekilde mahkümiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; 765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK uygulamasında ise aynı Kanunun 212. maddesinin "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur." şeklindeki hükmü uyarınca, sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle zimmetin gizlenmeye çalışılması halinde, iki ayrı suçun oluşacağı gözetilerek, sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 202/2, 80, 59, 219/son, 33. maddeleri 5237 sayılı TCK'nın ise 247/1-2, 43/1, 62, 204/2, 43/1, 62, 53/1 ve 53/5. maddeleri uygulanarak 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, CMK’nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre; soruşturmanın, “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak sanıkların, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve 08/05/2003 tarihinde havale edilen suç duyurusundan önce zimmetlerine geçirdiği parayı tamamen iade edip etmedikleri, iade ettilerse iade tarihleri belirlenip karar yerinde tartışılmadan 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca indirim yapılması, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi