Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/436 E. 2013/1435 K. – Zimmet, Görevi

Konu: Zimmet, Görevi Kötüye Kullanma, Sahtecilik, Yalan Tanıklık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2011/436
Karar No
2013/1435
Karar Tarihi
Konu
Zimmet, Görevi Kötüye Kullanma, Sahtecilik, Yalan Tanıklık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma, sahtecilik, yalan tanıklık HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet, ceza verilmesine yer olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar aynı Yasanın 231/12. maddesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, sanık ...’ın isteminin itiraz mahiyetinde olduğunun kabulüyle mahallinde yetkili merciince bir karar verilmesi mümkün görülmekle, temyiz incelemesinin sanık ... hakkında sahtecilik, sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet ve yalan tanıklık suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet ve yalan tanıklık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde; İddia, savunmalar, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle zimmet suçundan verilen beraet hükümleri ile yalan tanıklık suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan O yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesine gelince; Olay tarihinde Turhal icra müdür yardımcısı olarak görev yapan sanığın, Turhal Halkbank şubesinin alacaklı olduğu 32 adet takip dosyası ile ilgili olarak haciz talebinde bulunulması üzerine, sanığın haciz mahalline nakliye için araç ve hamal götürmemiş olmasına rağmen, nakliye aracı ve hamal götürmüş gibi gerçeğe aykırı haciz tutanakları düzenleyerek işlem yaptığı ve bu işlem sonucunda reddiyat makbuzu ve ödeme listesi ile hamal ve nakliye ücreti çıkışı yapması şeklinde gerçekleşen eylemlerde; 765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK uygulamasında ise aynı Kanunun 212. maddesinin "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur." şeklindeki hükmü uyarınca, sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle zimmetin gizlenmeye çalışılması halinde, iki ayrı suçun oluşacağının anlaşılması karşısında, iddianamedeki anlatım nazara alındığında sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 202/2, 80, 219/3, 202/3, 219/son, 33. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2, 249, 43/1, 248/2, 204/2, 43/1, 53/1 ve 53/5. maddelerine temas ettiği, bu haliyle 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olduğu ve buna göre de sanığın ayrıca sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ..

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/436, K. 2013/1435, T. 27.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2011-436-e-2013-1435-k-ca4ef29ad10e