Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/1566 E. 2011/4406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/1566
- Karar No
- 2011/4406
- Karar Tarihi
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda; kızı olan her iki mağdureye yönelik atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2010 gün ve 2009/400 Esas, 2010/251 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve ayrıca tayin edilen cezaların miktarına göre re'sen de temyize tabi olduğundan, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 13.01.2011 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 18.05.2011 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 01.06.2011 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Sanığa oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen kendi kızlarına karşı ruh sağlığını bozacak biçimde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarına uyan 5237 sayılı TCK.nun 103/2 ve 103/3. maddeleri uyarınca verilen ceza 15 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın 49/1 ve 103/6. maddeler gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak, hakkaniyet gereği ve anılan maddeye işlerlik kazandırılabilmesi için cezada bir miktar daha artırım yapılması gerektiği gözetilmeden 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması ve ayrıca suçların 5237 sayılı Yasanın 53/1-c maddesindeki hakkın kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları ile re'sen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 30.05.2011 tarihinde verilen iş bu karar 01.06.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.