Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/13179 E. 2012/1770 K. – Nitelikli Zimmet
Konu: Nitelikli Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13179
- Karar No
- 2012/1770
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Güvenlik tedbiri olan kazanç müsaderesinin kazanılmış hakka konu olmayacağı gibi ayrıca infaz sırasında hükümlü lehine yapılan hatalı uygulamaların da kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alınmak suretiyle mahkemece kazanılmış hak nedeniyle TCK'nın 54. maddesi uyarınca kazanç müsaderesine yer olmadığına ilişkin hükmünün, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinden dolayı bozma sebebi yapılmamış, sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinden dolayı bozulan hükme uyulduğu halde verilen yeni hükümde her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmemesi, Kabule göre de; Nitelikli zimmet suçundan hükümlü lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 43/1, 53, 63. maddelerinden hüküm kurulmakla birlikte, aynı yasanın 212. maddesindeki "Sahte resmi veya özel belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenlemeye göre ve hükümlünün zimmetinin açığa çıkmasını engellemek için sahte belge düzenlediği kabul edildiğinden hükümlü hakkında sahtecilik suçundan da hüküm kurularak, sonucuna göre lehe kanun değerlendirilmesi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümlü hakkında uyarlama sonucunda TCK'nın 247/1, 247/2, 43/1 maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine ayın yıla çevrilmesi suretiyle 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası tayini suretiyle fazla ceza tayini, 04/07/2006 tarih ve 2006/10-128 Esas, 2006/177 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu Kararında da vurgulandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinin hükümlülere yüklenemeyeceği, ancak yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, hükümlülerden kesinleşme öncesindeki yargılama giderleri ile maktu vekalet ücretinin tahsil edilebilmesi bakımından, verilen yeni kararda bu sorumluluğunun saptanması ve kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin ve maktu vekalet ücretinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek hükümlüye uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderleri ile kesinleşen önceki hükümden daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekili ve hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve ayrıca infaz sırasında hükümlü lehine yapılan hatalı uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı da dikkate alınmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.