Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/1137 E. 2012/13100 K. – Rüşvet Vermeye
Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/1137
- Karar No
- 2012/13100
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Vermeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarih ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçunu kapsadığı anlaşıldığından, 6352 sayılı Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 252/3. maddesine göre rüşvet suçu; bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıyla oluşacağı, ayrıca bu suçta her iki tarafın, rüşvet teklifi suçunda ise öneride bulunan tarafın, gayri meşru zemin içinde bulunmaları gerektiği, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda rüşvet suçunun meydana geleceği, ayrıca "görevin gereklerine aykırı olarak" ibaresi konularak sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması, bu düzenlemeye göre görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvet vermeye teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise, kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde, aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturabileceği, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın rüşvet suçunu düzenleyen 252. maddesinin yeniden düzenlendiği hususları da gözetildiğinde; sanığın sevk ve idaresindeki aracın gizli bölmesinde gümrük kaçağı akaryakıt naklederken yakalandığı, aleyhine işlem yapılmasını engellemek için müşteki polis memurunun cebine 750 TL'yi sokarak “abi bu parayı al bana yol ver, görmezden gel” diyerek rüşvet vermeye teşebbüs ettiği subut bulan olayda, suçun niteliği ve unsurlarına etkisi bakımından, suç tarihinde rüşvet vermeye teşebbüs suçunun nedeni olan akaryakıt kaçakçılığı suçundan yapılan soruşturma sonucu kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise sonuca bağlanıp bağlanmadığının tespitiyle, buna dair dosyanın incelenip, onaylı örneğinin dosyaya alınmasından sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Adli emanette muhafaza edilen rüşvet teklifine konu paranın, suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat niteliğinde olması nedeniyle TCK'nın 55/1. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 54. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi, Sanık hakkında, olayın oluş şekli, oluşan zarar veya tehlikenin ağırlığı gözönüne alınarak teşebbüs nedeniyle yapılacak indirimin hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde yeterli gerekçe gösterilmeden 1/4 oranında indirim yapılması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.