Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/9756 E. 2012/9281 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2009/9756
Karar No
2012/9281
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Osmaniye Merkez ... Muhtarı olarak görev yapan sanığın 2004 yılında izinsiz olarak bastırdığı su tahakkuk makbuzları ile topladığı toplam 3.394.000.000 TL'den, köy sandığından olan 2.669.768.000 TL alacağının düşülmesi sonucu kalan 724.232.000 TL'yi zimmetine geçirdiğinin anlaşılması karşısında; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sanığın eyleminin zimmet olarak kabulü halinde basit nitelikte olduğunun belirtilmesine, ön inceleme aşamasında; su borcunu yatırdığını ve kendilerine makbuz verildiğini bildiren tanıkların dinlenmesinden önce düzenlenen 02/03/2005 tarihli tutanakta, gelir defterine işlenmeyen su tahsilatlarının miktar itibariyle belirtilmiş olmasına ve bu haliyle sanığın eylemlerinin kurum içi kayıtların incelenmesiyle belirlenmiş olmasına rağmen, söz konusu makbuzların salt izinsiz bastırılması şeklindeki usulsüzlüğün hile olarak kabulü ile sanık hakkında TCK'nın 247/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, Bilirkişi raporunda zimmet miktarı olarak gösterilen paranın, sanık tarafından 06/11/2007 tarihli makbuzla hükümden önce bankaya yatırılmasına rağmen sanık hakkında, etkin pişmanlığa ilişkin TCK'nın 248/2. maddesinin uygulanmaması, Kabule göre de; Zimmete konu paranın suç tarihindeki değeri itibariyle, değer azlığına ilişkin TCK'nın 249. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması, Lehe kanun karşılaştırılması yapılırken, 765 sayılı TCK'nın 202/1, 80, 202/3, 219/3 (pek hafif değer) maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 249/1, 43/1 ve 248/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2009/9756, K. 2012/9281, T. 24.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2009-9756-e-2012-9281-k-ea79cd3e8897