Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/8359 E. 2012/7702 K. – Rüşvet Vermeye
Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs, Memura Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8359
- Karar No
- 2012/7702
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Vermeye Teşebbüs, Memura Direnme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs, memura direnme HÜKÜM : Mahkümiyet (... için rüşvetten), Beraet (her iki sanık için memura direnmeden) Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Her iki sanık hakkında memura direnme suçundan verilen beraet hükümleri yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Dayanışma içinde hareket eden sanıkların, müşteki polislerin üzerine yürüyerek ve tehdit etmek suretiyle direnme suçunu işledikleri toplanan deliller ve dosya kapsamından anlaşıldığı halde, mahkümiyetleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık ... hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kurulan mahkümiyet hükmü yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenmesine rağmen TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilerek aynı Yasanın 53/4. maddesine muhalefet edilmesi, Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle ve adli sicil kaydının silinme şartları da nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılması gerektiğinin kararda gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/07/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.