Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/13207 E. 2012/9539 K. – Kullanma Zimmeti
Konu: Kullanma Zimmeti Ve Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/13207
- Karar No
- 2012/9539
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanma Zimmeti Ve Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanma zimmeti ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Atılı kullanma zimmeti ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkümiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve katılan vekili Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Hükmolunan ceza tutarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanık müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Katılan vekilinin dilekçesi içeriğine göre temyiz isteminin özel belgede sahtecilik suçuna yönelik olduğu anlaşılmış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sapanca PTT Merkez Müdürlüğünde müdür vekili olarak görev yapan sanığın değişik zamanlarda posta çeki hesaplarından para çekip uyarı ve ihtar olmaksızın daha sonra hesaba iade yaparak müfettiş raporunda belirtildiği şekilde 267.46 lira nemadan istifade etmek suretiyle işlediği kabul edilen kullanma zimmeti suçu ile ilgili olarak olayın oluş şekli, suç sayısı, suçların ağırlığı, sanığın kişiliği ve suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu gözönüne alınarak temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, çok daha yüksek miktardaki zimmet suçlarında uygulanmadığı halde işlenen fiillerde büyük ağırlık bulunmadığı da gözetilmeden, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak takdirde hataya düşülerek temel cezanın ve 43. madde gereğince yapılan artırımın asgari haddin çok üzerinde belirlenmesi, Kullanma zimmetinde suçun konusunun kullanma ile elde olunan yarar (nema) olması karşısında, değer azlığının kullanma ile elde edilen yarar miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiği cihetle; suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alınıp müfettiş raporunda belirtildiği şekilde 267.46 lira nemanın azlığı nedeniyle TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında fazla ceza tayini, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında zimmet suçundan hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 5 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanma kararı verilmesi, 20/03/2008 günlü bilirkişi raporunda belgelerin iğfal kabiliyetine haiz oldukları mütalaa edilmekle birlikte, müfettişler tarafından düzenlenen 04/07/2007 günlü raporun 8. sayfasında PTT bank işlem belgesindeki imzaların çıplak gözle yapılan kontrolünde belediye mutemetlerine ait olmadığının belirtilmesi karşısında, sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu nazara alınarak suça konu belgenin aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğunun kararın gerekçe bölümünde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Sahtecilik suçunun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması, Kabule göre de; 399 sayılı KHK'nin 3771 sayılı Yasanın 3. maddesiyle değişik 11. maddesinin ilk ve b fıkralarında "her çeşit personelin" "teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerinden ... suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında Türk Ceza Kanununun 2 nci kitap üçüncü ve altıncı babındaki hükümler uygulanır" belirlemesi karşısında sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfının tayininde hataya düşülmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.