Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/3042 E. 2011/23269 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2007/3042
Karar No
2011/23269
Karar Tarihi

Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ... ve ...'nun yapılan yargılanmaları sonunda; basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine dair, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13/12/2005 gün ve 2002/61 Esas, 2005/301 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş ve sanıklar yönünden duruşmalı inceleme yapılması talep edilmiş olmakla dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 16/03/2007 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle 03/10/2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.

Yapılan tebligat üzerine sanıklar müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.

Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.

Oluşa, kabule, sanık savunmalarına ve tüm dosya kapsamına göre;

S.S. İstanbul Batı Yakası Kumcuları Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun 11/08/1999 tarihli toplantısında sanıklardan ...'ın Kooperatifte muhasebe (finansman) memuru olarak görev yapmasına ve Kooperatifle ilgili her türlü banka muamelelerini (ödeme, havale, EFT, talimat, gönderme vs.) yapabilmesi için yetkili kılınmasına oybirliğiyle karar verildiği, dosyada mevcut Kooperatif Ana Sözleşmesinin 46/2. maddesinde yer alan “Yönetim kurulu, kooperatifi temsil ve kooperatifi temsil ve kooperatif adına imza atmaya yetkili şahısları tespit eder ve bu kararın noterlikçe onaylanmış bir sureti, imzalarla birlikte tescil edilmek üzere Ticaret Sicil Memurluğuna verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca söz konusu yönetim kurulu kararının noterlikçe onaylanmış bir suretinin sanığın ve imzaya yetkili kooperatif yönetim kurulu üyelerinin imzalarıyla birlikte tescil edilmek üzere Ticaret Sicil Memurluğuna gönderilip gönderilmediğinin, gönderilmişse bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanıp yayımlanmadığının,

sanık ...'ın kooperatif hesaplarından başka hesaplara para havalesi, EFT vs. yapmaya yönelik imza yetkisinin bulunup bulunmadığının, bu husustaki fiili ve yasal uygulamanın ne şekilde olduğunun gerek kooperatife ait mevduat hesabının bulunduğu banka şubesinden gerekse kooperatif yetkililerinden sorulup adı geçen sanığın katılan kooperatifteki görev ve yetki sınırlarının kesin olarak tespit edilmesinden sonra sanık ...'ın kooperatifin imzaya yetkili temsilcisi ... tarafından imzalanarak ilgili banka şubesine fakslanmak üzere hazırlanan EFT talimat yazılarının alt kısmına babasına ait Vakıflar Bankası ... şubesindeki hesabı ve havale edilecek miktarı ilave ederek babasının hesabına kooperatifin paralarını bir çok kez transfer etmek şeklindeki eylemlerinin unsurları bulunduğu takdirde zimmet, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmayacağı tartışılıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

Ceza yargılamasının temel amacının, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, sanıklardan ...'in aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu inkar ettiği, katılan kooperatife ait hesaptan transfer edilen paraların aktarıldığı Vakıflar Bankası ... şubesindeki kendisine ait hesaba ilişkin bankamatik kartının oğlu olan diğer sanık tarafından kullanıldığını savunduğu, diğer sanık ...'ın da bu beyanı doğruladığı somut olayda, Vakıflar Bankası Bahçelievler şubesindeki hesaptan para çekme vs. işlemler yapma hususunda sanık ...'in diğer sanık ...'a vekaletname ya da yazılı bir talimat verip vermediği ile suça konu paraların sanık ...'e ait hesaptan kim ya da kimler tarafından ne şekilde tahsil edildiği hususları ilgili banka şubesinden sorulup, gerekirse tahsilat dekontları üzerinde imza incelemesi de yaptırılıp, tespit edildikten sonra sanık ...'in hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken noksan soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasal koşulları oluştuğu halde sanıklar haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,

“Sanıkların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK.nun 53/1-2 mad. hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” şeklindeki ibarenin infazda tereddüt doğuracağının düşünülmemesi,

Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık ... hakkında 53/5. maddenin uygulanmaması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/3042, K. 2011/23269, T. 03.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2007-3042-e-2011-23269-k-eeb7b00c9889