Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14228 E. 2011/24613 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2007/14228
Karar No
2011/24613
Karar Tarihi

Nitelikli zimmet suçundan sanık ... ile denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçundan sanık ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'nin basit zimmet suçundan lehe kabul edilen 5237 sayılı, sanık ...'in ise atılı suçtan 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkümiyetlerine dair, Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/05/2006 gün ve 2005/791 Esas, 2006/262 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılan vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; CGK'nun Dairemizce'de benimsenen 12/07/2011 gün ve 2011/6-155-172 sayılı Kararında da açıklandığı üzere yerel mahkeme hükmündeki 7 günlük sürenin tefhimden itibaren mi, yoksa tebliğden itibaren mi başlayacağını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtmeyen yasa yolu bildiriminin yanıltıcı nitelikte olduğu anlaşılmakta ise de 12/06/2006 günü tebliğ edilen gerekçeli kararın katılan vekillerince bir haftalık süreden sonra 07/07/2006 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla süresinde olmayan temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanıklar müdafiilerin temyiz istemlerine hasren yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'e isnat olunan suçun tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 203. maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, karar tarihi olan 06/05/2006 ve inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü de gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/14228, K. 2011/24613, T. 29.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2007-14228-e-2011-24613-k-808cda79159c