Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2006/5102 E. 2010/6825 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2006/5102
Karar No
2010/6825
Karar Tarihi

Zimmet, görevi ihmal ve zimmetin oluşumu ve artmasına neden olmak suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'ın zimmet suçundan mahkümiyetine, diğer sanıkların atılı suçlardan beraetlerine dair, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.07.2005 gün ve 2004/103 Esas, 2005/185 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığının 26.04.2006 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında görevi ihmal ve zimmetin oluşumu ve artmasına neden olmak suçlarından kurulan hükümlerin tetkikinde, Sanıklara isnat olunan suçların tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 203 ve 230. maddelerinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sorgu tarihleri olan 07.05.2004 ve inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme gelince, TCK.nun 61. maddesi hükmü karşısında 43. maddenin 247/3 ve 249. maddelerden önce uygulanması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp kara yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarına reddine, Ancak; 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de, Sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiği halde TCK.nun 53/1. maddesinin ve suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle de 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/5102, K. 2010/6825, T. 23.09.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2006-5102-e-2010-6825-k-995afeb6791a