Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/24212 E. 2012/18220 K. – Yağmaya Kalkışm

Konu: Yağmaya Kalkışma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/24212
Karar No
2012/18220
Karar Tarihi
Konu
Yağmaya Kalkışma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağmaya kalkışma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte, silah kullanılarak, işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık ... hakkında 02.05.2003 tarihinde gerçekleştirdiği yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCY’nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinin de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “cezaların toplanmasına” ilişkin bölüm çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında 04.05.2003 ve 05.05.2003 tarihlerinde gerçekleştirdikleri yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklardan hakkında düşme kararı verilen sanık İrfan ve İlvan'ın 02.05.2003 tarihinde, yakınanın çalıştırdığı işyerine gelerek 2 paket sigara istediği, yakınanın olumsuz yanıtı üzerine, beraberlerindeki bıçakla yakınanı tehdit ettikleri, 04.05.2003 tarihinde sanıkların tekrar işyerine gelerek 50 milyon almak için yakınana bıçak göstererek ölümle tehdit ettikleri, aynı şekilde eylemlerini tamamlayamayan sanıklardan İrfan'ın, 05.05.2003 tarihinde işyerinde bulunan yakınanın telefonunu arayarak “50 milyonu hazırla, hazırlamazsan seni öldürürüm” diyerek tehdit ettikten sonra diğer sanıklarla beraber yakınanın iş yerine gelip istedikleri parayı zorla almaya çalışmalarından ibaret eylemlerinin; Ceza Genel Kurulunun 04.05.2010 gün ve 2010/63-102 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, bir bütün olarak tek yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, nitelendirmede yanılgıya düşülüp, ayrı yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCY’nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinin de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, 3-Sanık ... hakkında; kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/24212, K. 2012/18220, T. 10.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-24212-e-2012-18220-k-635e011e445c