Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/5884 E. 2025/13484 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5884
- Karar No
- 2025/13484
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/29 E., 2025/78 K.
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının araç komutanı olarak davalının maliki olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 2.180.736,57 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, mahkemenin görevli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştr. III.YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 27.09.20 23... /48 Esas-2023/398 Karar sayılı kararıyla, 50.000,00 TL manevi tazminat ile 2.180.736,57 TL maddi tazminatın 08.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece ek karar ile davacı vekilinin temyiz talebinin "dava tamamen kabul edildiğinden hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı" gerekçesiyle reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 04.07.2024 tarih ve 2024/284 Esas-2024/6980 Karar sayılı ilamıyla; davanın tam kabul ile sonuçlandığı, davacı vekilinin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle ek kararın onanmasına, hükmün davalı yararına "...Dosya kapsamından davalı tarafından davacıya nakdi tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından verilen cevapta yapılan bu ödemenin ne kadarlık miktarının maddi zarar, ne kadarlık miktarının manevi zararlara karşılık ödendiği konusunda bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece nakdi tazminat ödemesinin yarısı kadar miktar maddi tazminattan indirilerek, nakdi tazminat ödemesinin diğer kalan yarısının manevi tazminatın takdirinde dikkate alınmayarak davacının manevi tazminat talebinin tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.... " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile, maddi tazminat davasının kabulü ile 2.180.736,57 TL maddi tazminatın, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 37.896,23 TL manevi tazminatın 08.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamından sonra güncel verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, manevi tazminatın kısmen kabulünün hatalı olduğunu, 2330 sayılı Kanunun ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, usuli müktesep hak için temyiz yoluna başvurduklarını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun tespiti için bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, tazminat miktarının fahiş hesaplandığını, davacının geçici iş göremezlik döneminde maaşını almaya devam ettiğini, bu nedenle bu dönem için maddi kaybının bulunmadığını, davacı vekili tarafından bozma öncesi verilen karar süresinde temyiz edilmemiş olup süresinde temyiz edildiği kabul edilse bile hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmı temyize konu edilmediğinden davalı lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiğini, bozma ilamı sonrasında hükmedilen tazminat miktarı azaldığı halde davacı lehine hükmedilen ilam vekalet ücretinin artırılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Temyizen incelenen kararını bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir. Mahkemenin 27.09.2023 tarih ve 2021/48 Esas-2023/398 Karar sayılı hükmünün maddi tazminata yönelik kısımı tarafların temyiz taleplerinin reddi ile kesinleştiğinden, hükmün manevi tazminata yönelik kısmı Dairenin bozma ilamı ile davalı yararına bozulduğundan bozma ilamından sonra ilk hükümdeki miktardan daha az olacak şekilde tazminata karar verildiği halde davalının aleyhine olacak şekilde daha yüksek vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükümde yer alan "7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 304.049,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bendinin hükümden çıkarılarak yerine "7-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 205.817,83 TL vekalet ücretinin, kabul edilen manevi tazminat miktarına yönelik olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 inci maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.