Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/3518 E. 2025/16345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3518
- Karar No
- 2025/16345
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2024/65 K.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde;17.11.2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştır. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemenin 28.04.2016 tarih ve 2014/619 Esas ve 2016/463 Karar sayılı kararı ile davacının iş gücü kaybı ve oranının tespiti bakımından rapor için sevkine karar verilmesine rağmen kesin süre içerisinde müracaat edilmediği, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediği, bu halde iş gücü kaybı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA KARARI Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.06.2019 tarih ve 2016/16929 Esas- 2019/7138 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece davacı vekiline, 29.03.2016 tarihli duruşmada, “..davacının üniversite hastanesine sevkinin sağlanmasına, davacı vekiline müvekkilini celse arasında hazır etmesi için 10 günlük kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde müvekkilini celse arasında hazır etmediği takdirde adli tıp delilinden vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtarına " şeklinde ihtaratta bulunulmuş, davacı vekilince ara karar gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Ara kararında davanın reddedileceği hususunun ihtar edilmemesine karşın yazılı olduğu şekilde red kararı verilmesi isabetli olmadığı gibi, yapılması istenen işler için verilen süre HMK'un 90. maddesine uygun olmayıp, davacıyı bağlayıcı özelliği yoktur.
Bunun yanı sıra, davacı vekili tarafından 01.12.2015 tarihli duruşmada müvekkilinin .......... ikamet ettiği ve Denizli Tıp Fakültesinden Adli Tıp Kurumunun istediği raporların aldırılmasını talep ettiği, Mahkemece, davacı vekilinin talimatla rapor aldırılmasına ilişkin talebinin gerekçe belirtilmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının maluliyetinin belirlenebilmesi amacıyla üniversite hastanesine sevki ile Göğüs Hastalıkları, Ortopedi ve Travmatoloji ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD.dan muayene sonuçlarının beklenildiği anlaşılmakla, bu halde davacı vekili talebi de gözetilerek (dosya kapsamında yer alan ... Devlet Hastanesi'nin 16.01.2014 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda davacının klinik olarak sınır düzeyde mental kapasite nedeniyle %25 oranında maluliyeti belirtilmekle) davacının üniversite hastanesine sevkedilmesi, yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı vekiline davacının muayeneye müracaatı için yeterli ve makul kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açıkça ihtar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. V. MAHKEMECE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesin süreye rağmen davacının hastaneye başvurmadığı, maluliyetini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebebleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıya zorunlu trafik sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.