Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1855 E. 2025/4269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1855
- Karar No
- 2025/4269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/602 Değişik İş - 2022/613 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.07.2022 tarihli ek kararı ile İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; İtiraz Hakem Heyeti kararının miktar yönünden kesin olmayıp esastan incelenebilir olduğu anlaşılmakla ek karar kaldırılarak süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsü ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazanın 30.05.2013 tarihinde meydana geldiği ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi dolduktan sonra 15.11.2021 tarihinde başvurulduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca dava konusu talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazanın 30.05.2013 tarihinde meydana geldiği ve davacının maluliyetine neden olan sekelin el eklemindeki kırığa bağlı olduğu, 8 yıllık zamanaşımı süresi bakımından zararın ne zaman öğrenildiği değil ne zaman öğrenilebilir olduğu hususunun önem arz ettiği ve davacının maluliyetini öğrenme imkanına sahip olduğu ve dava konusu talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının zararının 30.09.2021 tarihli maluliyet raporu ile öğrenildiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporu ile birlikte 30.09.2021 tarihinde zararının niteliği ve kapsamı öğrenilmiş olup kaza tarihinden itibaren on yılı geçmeden rapor tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde başvuru yapıldığını ve zamanaşımı süresinin dolmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle kararda belirtilen gerekçelere göre karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava konusu trafik kazasının meydana geldiği 30.05.2013 tarihi ile davacının zararı öğrendiği 30.09.2021 tarihi arasındaki süreç, zamanaşımı süresinin başlangıcı ve işleyişi açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Mahkemenin davayı zamanaşımı nedeniyle reddetme kararına katılmam mümkün değildir. Zararın Öğrenilme Tarihi Zamanaşımının Başlangıcıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi (eski Borçlar Kanunu m. 60), haksız fiilden doğan zararlarda zamanaşımı süresini, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl olarak belirler. Bu maddeye göre, zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için sadece fiilin meydana gelmesi yeterli değildir; davacının zararın varlığını ve miktarını öğrenmesi de gerekir. Somut olayda, davacı ... tahkim komisyonuna 15.11.2021 tarihinde başvurmuştur. Davacı, zararının kapsamını ve miktarını 30.09.2021 tarihli malüliyet raporuyla öğrenmiştir. Bu durum, zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak 30.09.2021 tarihinin esas alınması gerektiğini açıkça göstermektedir. Zira davacı, bu tarihten önce zararının niteliği ve kapsamı hakkında kesin bir bilgiye sahip değildir. Eğer bir trafik kazası aynı zamanda suç teşkil eden bir fiil ise, Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Trafik kazaları genellikle taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme gibi suçları içerir. Ceza hukuku mevzuatına göre, bu tür suçlarda zamanaşımı süreleri Borçlar Kanunu'ndaki süreden daha uzun olabilir. Dosyadaki verilere göre, kaza tarihi 30.05.2013'tür. Bu tarih itibarıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin 2. fıkrasında yer alan 8 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. Davacının sigorta tahkim komisyonuna başvuru tarihi olan 15.11.2021, zararının öğrenilme tarihi olan 30.09.2021'den sonraki bir tarihtir. Bu tarihler arasında yalnızca 45 günlük bir süre bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, olay tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Bu nedenlerle, mahkemenin davayı zamanaşımı nedeniyle reddetme kararı hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Davacının zararını öğrenme tarihi dikkate alındığında, zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamış ve tahkim komisyonuna başvuru tarihi itibarıyla dolmamıştır. Bu sebeple, yerel mahkemenin kararının bozularak davanın esastan incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğunda çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.