Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/12962 E. 2026/283 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12962
Karar No
2026/283
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... sevk ve idaresindeki ...’a ait ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı olan çekici ve arkasında yarı römork ile 07.05.2018 tarihinde müvekkillerinin murisi ... sevk ve idaresindeki açık kasa kamyonete çarptığını, çarpma neticesinde müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, yürütülen soruşturmada davalı ... ...’nun tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalılardan ... Sigorta A.Ş. ‘ye 13.07.2018 tarihinde poliçe teminat tutarı kapsamında uğramış oldukları zararların karşılanması hususu ihtar edilerek gerekli başvurunun yapıldığını, ancak yasal süre içerisinde müvekkillerinin zararının karşılanmadığını, müvekkillerinin murisin ölümü ile birlikte maddi destekten yoksun kaldıklarını, müvekkili eş ...’ın ev hanımı olduğunu, en büyük çocuğu ...’in 5 yaşında olduğunu, ...'nın 4 yaşında olup %70 engelli (down sendromlu ve kalp hastası) olduğunu, ...’un henüz 2 aylık olduğunu, müvekkillerinin manevi olarak uğradıkları kayıpların çok büyük olduğunu, yaşadıkları acının tarifinin mümkün olmadığını, ...’in hayat arkadaşını kaybettiğini ve 40 yaşında dul kaldığını, 6100 sayılı HMK 107 maddesi gereğince zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere davacılar ... için 1,00 TL, ... için 1,00 TL, ... için 1,00 TL ve ... ... için 1,00 TL olmak üzere neticeten 4,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına verilmesini, davacılar ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL ve ... ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; açılmış bulunan haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, dava konusu olayda kullanılan aracın şahsına ait bir araç olup sigortalı olarak çalışan şoförü tarafından kullanıldığınını, söz konusu aracı ve dorseyi hem mali zorunluluk trafik sigortası hem de her türlü kaza, yaralanma ve vefat olaylarına karşı kasko kapsamında sigortalattığını, sigorta poliçesinin full kasko kapsamında olup primini yüksek olarak ödediğini, maddi ve manevi tazminatların kusur oranında sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanacağını, davacılar tarafından sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadan kazanın meydana gelmesindeki kusur ve hasar durumunun da tespit edilerek soruşturma neticesinin beklenilmesi gerektiğini, ceza davası açılması durumunda ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, bu nedenle haksız ve usulsüz açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2018/76 E.-2020/42 K. ve 17.07.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile; 263.482,33 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'e verilmesine, 54.274,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 131.741,33 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 87.470,90 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; avacı ... ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000.00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...,'den kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/64 E.-2021/236 K. ve 01.02.2021 tarihli kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Artova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve 2018/76 E.-2020/42 K. sayılı ilamın kaldırılmasına, dosyanın belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Ortadan Kaldırma Kararı Sonrası Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 2021/22 E.-2021/117 K. ve 15.09.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile; 263.482,33TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'e verilmesine, 54.274,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 131.741,33 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 87.470,90 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; avacı ... ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000.00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...,'den kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. C. İstinaf Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/315 E.-2022/784 K. ve 10.05.2022 tarihli kararı ile istinaf talebinde bulunan davalı ... vekilince davalı şirket tarafından vefat edenin mirasçısı anneye yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan mahsup edilmemesinin hatalı olduğu, müterafik kusur indiriminin yapılmadığı, garameten paylaştırma yapılmadığı, sürelerin farklı hesaplandığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, kararın kaldırılması talep edilmiş ise de; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, kaldırma gereğince araştırmaların yapıldığı, davalı ...'ın istinaf talebinin reddine karar verildiği, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği, hesaplanan tazminata göre mahkemece müterafik kusur indiriminin yapıldığı, davacıların anne ve velayeti altındaki çocukları olmaları karşısında mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire'nin 2022/9846 E.- 2024/6181K. sayılı ilamında özetle; "İlk Derece Mahkemesinin 2018/76 E.-2020/42 K. sayılı kararının davacılar vekilince istinaf edilmemesi ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak; gönderme kararı öncesinde alınan 15.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen tazminatlar üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen mikatarlara karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, somut olayda desteğin bütün geliri kendisi, eşi ve çocukları arasında paylaştırılmış olup desteğin anne babasının sağ olup olmadığının araştırılmadığı, dosyaya sunulan nüfus aile kayıt tablosuna göre desteğin annesinin hayatta olduğu ancak bilirkişi raporunda destek payları belirlenirken anneye pay ayrılmadığı, bu durumda bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin annesine de pay ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, sonrasında usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak destek tazminatı hesabının yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı" belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, maddi tazminat yönünden; 210.785,86 TL maddi tazminatın (%20 müterafik kusur indirimi yapılarak) sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'e verilmesine, 54.274,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,105.393,06 TL maddi tazminatın (%20 müterafik kusur indirimi yapılarak) sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 87.470,90 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000.00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar yerel mahkeme kararında müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu açıkça belirtilmisşe de açıkça bakiye limitin belirtilmemiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle 360.000,00 TL teminat ile sorumluyken daha önce yapmış olduğu 23.924,90 TL ödeme sonrası bakiye 336.075,10 TL bakiye teminat ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava dışı mirasçı anne ... ...'e arabuluculuk neticesinde 23.924,90 TL maddi tazminat ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödemenin rapor tarihi ile güncellenerek tenzil edilmemiş olmasının hatalı olduğunu, müteveffanın birden çok destekten yoksun kalanı var iken payların ayrı ayrı hesaplanması ve bu hesaplamalar neticesinde tazminat miktarı poliçe teminat limitini aşıyorsa paylaştırmanın garameten yapılması gerektiğini, bilirkişinin yaptığı hesaplamada yoksunların destek sürelerini ... için 12 yıl ... için 18 yıl ve ... ile ... için 28 yıl olarak belirlediğini, ancak yapılan hesaplamada bu sürelerin farklı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Destekten yoksun kalma tazminatında garameten (orantılı) ödeme, vefat eden kişinin geride bıraktığı hak sahiplerinin talep ettiği toplam tazminat miktarının, sorumlu olan sigorta şirketinin poliçe limitini aşması durumunda uygulanan oransal bir paylaştırma yöntemidir. Hak sahiplerinin (eş, çocuklar, anne/baba) tazminat hesapları ayrı ayrı yapılır. Ancak çıkan toplam rakam poliçe limitinden yüksekse sigorta şirketi sadece poliçe limiti kadar ödeme yapar. Destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için desteğin geliri desteklenenler arasında bölüştürülürken davacı olup olmadıkları davacı olup da davalarını müracaata bırakmış bulunup bulunmadıkları gözetilmeksizin her birinin payı ayrı ayrı saptanmalı dava açmamış ya da davaları müracaata bırakılmış olanlara ayrılmış paylar hükmün dışı tutulmalı ve sadece desteklenenlerden davayı açmış olanların paylarına hükmedilmelidir Zorunlu mali sorumluluk sigotasında, sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe limitiyle sınırlıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Somut olayda; davacılar desteği ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpan ve zarara neden olan davalı taraf aracı için, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği; poliçeye göre ölüm halinde kişi başına teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davaya konu kazada ölen bir kısım davacılar desteği ...'in hak sahibi olan eşi, 3 çocuğu ve annesinin talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacı bu limitle sınırlı olarak sorumludur. Hükme esas alınan 15.03.2019 tarihli kök raporunda; hak sahipleri ..., ..., ... ve ... için toplam 536.968,56 TL hesaplanmış olup, mahkemece 2025/9 E.-2025/104 K. sayılı kararında usuli kazanılmış haklar göz önüne alınarak 15.03.2019 tarihli raporda belirlenen tazminatlar üzerinden davacı ... ve ... dışında kalan kişiler açısından %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin kabulüne karar verildiği, hükmedilen bedelin davalının düzenlediği poliçedeki kişi başı teminat limiti olan 360.000,00 TL'yi aştığı halde esas alınan bilirkişi raporunda garame hesabı yapılmadığı anlaşılmakla rapor bu yönden hatalıdır ve karar vermeye elverişli değildir. O halde, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen destek payları esas alınmak ve annenin payı da gözetilmek suretiyle davacıların hak kazanacağı muhtemel tazminat tutarının hesaplanması konusunda aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak KTK'nın 96. maddesine göre garame hesabı yapılması, bu hesaplama yapılırken hakkındaki karar kesinleşen ... ve ...'un garameten alacak paylarının belirlenmesi ancak adı geçen davacılar yönünden kararın kesinleştiği göz önünde bulundurularak yeniden hüküm kurulmaması ve KTK 96. madde hükmü değerlendirilerek temyiz eden davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. VII. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'ya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/12962, K. 2026/283, T. 07.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-12962-e-2026-283-k-3dd4a0293c89