Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/926 E. 2024/4571 K. – Tasarrufun İptali
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/926
- Karar No
- 2024/4571
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/584 E., 2022/901 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/148 E., 2021/52 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'a 02.02.2012 tarihinde makbuz karşılığı 160.000,00 TL daha sonra da makbuzsuz ödeme yaptığını, davacıya satılacak olan taşınmazların 31.08.2012 tarihinde davalı borçlu Kadir tarafından davalı... Emlak Kiralama Taşımacılık İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.ne satıldığını, davacının parasını davalı ...'dan istemesi üzerine 2 adet bono verdiğini, bonoların da ödenmemesi üzerine İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4116 sayılı dosyasından yasal takip yapıldığını, haczi kabil malı bulunamadığını, ancak 19.02.2013 tarihinde de ........, ...Mah. 559 ada, 23 parselde kayıtlı 12 nolu bağımsız bölümü diğer davalı ...ya 42.000,00 TL bedelle sattığını, ...nın da taşınmazı diğer davalı ...'ye 26.02.2013 tarihinde 50.000,00 TL bedelle sattığını, davalıların hileli ve muvazaalı davranışlarla alacaklı davacıdan mal kaçırmak kastıyla hareket ettiklerini belirterek, davalılardan ...'ye yapılan taşınmaz satışının iptaline, yine davalılardan... Emlak Kiralama Taş. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yapılan taşınmaz satışının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, kendi kredi puanı düşük olduğu için yaklaşık 1 sene kadar önce arkadaşı ...adına kredi çektiğini, bu işlem sonucunda kendisinin düzenli olarak her ay kredi borcunu ...ya ödediğini, ancak son zamanlarda düştüğü nakit dar boğazı sebebiyle arkadaşına kredi borcunu ödeyemediğinden evini ...ya sattığını, ...nın da taşınmazı ...'ye sattığını, ödemenin banka kanalıyla yapıldığını, müvekkilinin alacaklıları zarara uğratma kastı olmadığı gibi takibe konu senedin hatır senedi olduğunu, kötü niyetli kişinin davacı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı... Emlak Kiralama Taş. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; İETT çalışanları için ...in sahibi olduğu İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ...... mahallesi, Kapanağılı bölgesinde 164 ada, 35 pafta, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10 nolu parsellerden, 3, 4, 5 nolu parsellerin ...ın ...den İETT grubu katılımcılarını temsilen ......, ..., ..., ... ve ... adlarına satın alınarak tescil edilmesine yardımcı olduğunu, şahsa ödenmesi gereken komisyonun 28/09/2011 tarihinde, arsa alımı için katılımcılar tarafından banka hesabında biriken paradan, katılımcı grubu temsilen .........,tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı Caspian Yapı Gayr. Men. Yat. San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; davalı ...'ın tevhit edilen arsada geçmişte 3, 4 ve 5 nolu parsellerde 1/5 oranında malik ve hissesini 31.08.2012 tarihinde sattığını, davalı...'ın, taşınmazdaki payını bu devirden yaklaşık 4 yıl sonra 16.11.2016 tarihinde sattığını, müvekkili şirketin dördüncü şahıs olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dördüncü kişi olan ...'nin her ne kadar satış ve tespit edilen bedel arasında fark bulunsa da kötü niyetin ispatı için yeterli olmadığı, taraflar ile akrabalığının olmadığı, davacı tarafça kötü niyetinin ispatına yeter derecede delil de sunulmadığı, kötü niyeti ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, dinlenen tanık beyanlarından davalılardan ...ve ...'ın aynı iş yerinde çalıştıkları, birbirlerini yaklaşık 15 senedir tanıdıkları, satış bedeli ile tespit edilen bedel arasında 3 mislinden fazla farkın bulunduğu değerlendirildiğinde davalı ...'in alacaklılarından mal kaçırma kastı ile taşınmazı devrettiği ve diğer davalı Sibel'in durumu bildiği veya bilmesi gerektiği gerekçesiyle ...ya ilişkin tasarrufun iptaline, davanın davalı ... ve ...yönünden kabulü ile; tazminat olarak 180.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davacının İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4536 sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri tutarındaki bedelin davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı ve taşınmazlara yönelik talebin ise söz konusu taşınmazların mal kaçırma kastı ile değil, proje imal edilmesi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devredildiğinin dosyadaki belgelerle sabit olduğu gerekçesiyle diğer taşınmaz ve davalılara yönelik talebin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılardan .........,ve dahili davalı ...... Yapı Gayrimenkul hakkındaki red kararının somut olaya ve hukuka aykırı olduğunu, davalılardan Kadir'in UYAP sisteminden adresi sorgulandığında halen aynı adreste oturduğunun görüldüğünü, taşınmazın satış tarihi itibari ile değerinin 180.000,00 TL olmasına karşın davalı ...’e 50.000,00 TL’ye satıldığını, gerçek bedeli ile satış bedelinin arasında fahiş fiyat farkının olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı ...'nin davalı ... ve Sibel ile aralarında işbirliği olduğunu, satışın muvazaalı gerçekleştirildiğini, davalılardan... Emlak’ın, davalı ...’e para ödemeksizin taşınmazı aldığını, aynı taşınmazı tamamlayacak ekonomik gücü olmaksızın davalı ........,Yapı Gayrimenkul’e devrettiğini, devirlerin İİK'nın 277 vd. maddelerine aykırı olduğunu, davalı.......'ın davalı... Emlak’a ödeme yapmadığını, yapılan ödemelerin önemli bir kısmının kim tarafından yapıldığının belli olmadığını, davalı... Emlak ile .........., Yapı Gayrimenkul arasında muvazaa ilişkisi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı 4.kişi ...'nin borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi gerektiğinin somut olarak ispatlanmamış bulunmasına, diğer davalı ve taşınmazlara yönelik talebin ise söz konusu taşınmazların mal kaçırma kastı ile değil, proje imal edilmesi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devredildiği dosyadaki belgelerle sabit olduğundan diğer taşınmaz ve davalılara yönelik talebin de reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 inci maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İİK.nun 282 nci maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II nci maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın, tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda; davalı borçlu ...'dan alacaklı olan dava dışı Ahmet Hamdi Demir tarafından açılan bir başka tasarrufun iptali davasında İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/163 Esas 2014/409 Karar sayılı ilamı ile de dava konusu taşınmaz yönünden tasarrufun iptaline karar verilmiş olup, davalı ...aynı taşınmaz için tazminata mahkum edildiğinden, verilen kararların infazı halinde bu dosya ile tahsilde tekerrür oluşturabileceğinden, tahsilde tekerrür olmamak üzere tasarrufun iptali ile tazminata karar verilmesi gerekirken hükümde bu yönde açıklık bulunmaması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinde yer alan "sınırlı olmak kaydı ile" ibarelerinden sonra gelmek üzere "ve Ahmet Hamdi Demir tarafından açılan İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/163 Esas 2014/409 Karar sayılı ilamı ile tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.