Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/826 E. 2024/7287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/826
- Karar No
- 2024/7287
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/961 D. İş - 2022/909 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-1088-1089 DAVA TARİHİ : 03.03.2020 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/58499-58508 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı DASK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu Avcılar Merkez Mahallesi Fırın Sokak Yücel Apartmanı Zemin Kat D:1 İstanbul adresinde bulunan taşınmazın 23.02.019-23.02.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere DASK ve Sompo Sigorta A.Ş nezdinde ihtiyari olarak düzenlenen Artı Konut Sigorta Poliçesi ile teminat kapsamında iken 26.09.2019 tarihinde meydana gelen ve merkez üssü Silivri olan 5.8 büyüklüğündeki deprem ve sonrasındaki artçı depremler sonucunda ağır hasar alarak riskli yapı olarak belirlendiğini, davacıya ait dairenin ağır hasar almış olup kritik kat olması nedeniyle tüm binanın riskli yapı sınıfına girmesine neden olduğunu, ana taşınmazda Karyap Mimarlık Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti tarafından yapılan incelemede binanın projesi ile uyumlu olduğu, 5,8 büyüklüğündeki depremde meydana gelmiş kesme çatlaklarının gözlemlendiği , ufak çaptaki bu depremde meydana gelen çatlakların binada risk oluşturduğu ve binanın bundan büyük bir sarsıntıyı kaldıramayacağının kesin olduğunun belirtildiğini, DASK ekspertiz raporunda ise yapısal kusur olarak değerlendirilen yıkanmamış deniz kumu ve nervürsüz demir kullanımının hasar bedelini ödememek için iyiniyet ve hakkaniyete aykırı şekilde ileri sürüldüğünü, DASK poliçesinde binanın inşaa yılının 1976-1996 olarak belirtildiği, binanın yapıldığı tarih itibarıyla projesine uygun olarak yapılmasının yeterli olduğu, o tarihteki yasal mevzuata göre inşaat sırasında aranan teknik yeterliliklerin binada mevcut olduğunu, aksi halde devlet kurumlarının ve belediyenin görevini gereği gibi yerine getirmedikleri sonucu çıkacağını, aynı şekilde DASK poliçesi ile teminat altına alan kurumun da kontrol görevini gereği gibi yerine getirmedikleri sonucunun doğacağını, davacının sadece bina satın aldığını, yapısal kusur nedeniyle kendisine kusur izafe edilemeyeceğini, davalının sigorta ilişkisi kurulduktan sonra riskin teminat dışı olduğunu iddia ediyorsa bunu kanıtlaması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarına riskli yapı belirtmesi konmuş olup ilgili Belediye tarafından yıkımına karar verildiğini, davacının DASK poliçe teminat bedelinin taşınmazının rayiç değerinin çok altında kalması nedeniyle ihtiyari sigorta poliçesi de yaptırdığını, Artı Konut Sigorta Poliçesi olarak Sompo Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen 16.04.2019 başlangıç ve 18.04.2020 bitiş tarihli poliçe ile de taşınmazın teminat altına alındığını, poliçede belirlenen (bina) deprem teminatının 116.000 TL olduğunu , poliçede sigorta şirketinin artan hasar bedelinden sorumlu olacağı belirtilmiş ise de depremde oluşan hasarın ağırlığı nedeniyle taşınmazın yıkımına karar verildiğinden taşınmaz değerinin DASK poliçe teminatından fazla olduğunun açık olup DASK teminatı kapsamında davacıya bir ödeme yapılsa dahi ihtiyari sigorta kapsamında ödeme yapılacağının kesin olmadığını bu nedenle zaten mağdur olan davacının yeni bir yasal sürecini beklememesi ve usul ekonomisi bakımından her iki sigorta poliçesi ile birlikte başvuru yapıldığını belirterek gerçek zarar olan rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanacak yeniden yapım maliyetinin sigorta teminat bedelinden yüksek olması da nazara alınarak sigorta bedelinin DASK'tan ve artan kısmın ihtiyari sigorta poliçesi kapsamında Sompo Sigorta A.Ş.'den ayrı ayrı tahsilini sağlamak bakımından dava açma gereği doğduğunu ileri sürerek zorunlu deprem sigortası poliçesi sigorta bedeli olan 89.000 TL'nin riskin ortaya çıktığı 26.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı DASK'tan ; ihtiyari olarak düzenlenen Artı Konut Sigorta Poliçesi (bina) depem sigorta bedeli olan 116.000 TL'nin ise 26.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı DASK vekili cevap dilekçesinde; davacı sigortalının yaptığı ihbar üzerine 21.10.2019 tarihinde hasar dosyası açıldığı ilgili dosyaya 17.12.2019 tarihinde eksper atandığını, yapılan tespit sonrası gelen rapora göre dairede deprem sebebiyle 6.734 TL hasar tespit edildiğini ve bu tutardan sigorta bedelinin %2'si oranında muafiyet düşülerek sigortalıya 4.594,22 TL ödenerek hasar dosyasının sonuçlandırıldığını, müvekkili kurumun sigortalıların hasar taleplerini eksper raporlarının tespitlerine göre değerlendirmekte olup müvekkili tarafından şikayet konusu hasara ilişkin tüm sorumluluğun yerine getirildiğinden sigortalıya herhangi bir hasar ödemesi yapılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket ile davacı arasında akdedilen Artı Konut Sigorta poliçesinde bina (deprem) teminatı olarak 116.000 TL teminat limiti bulunduğu, yine poliçede yer alan ''Yangın Sigortası Deprem ve Yanardağ Püskürtmesi Teminatı İhtiyari Ek Bina Klozu'' başlığı altında sigorta şirketinin yangın sigortasına ek olarak verilen isteğe bağlı deprem teminatında, zorunlu deprem sigortası poliçesinin yapılmış olması şartı ile zorunlu deprem sigortası poliçesine esas teşkil eden teminat limitinin üzerindeki tutardan sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, bu klozda davalı şirketin sorumluluğunun yalnızca Zorunlu Deprem Sigortası teminat limitinin artan kısmı olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı tarafından DASK'a yapılan hasar başvurusunun sigortalı konutta meydana gelen hasarın teminat kapsamı dışında olduğu belirtilerek reddedildiğini, bu durumda davalı şirketin de başvuru konusu hasardan kaynaklı sorumluluğunun ortadan kalktığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen deprem hadisesi ile riskli bina tespiti arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 28.09.2020 tarihli 2020/İHK-16260-16261 sayılı kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 07.03.2022 tarihli 2021/14070 Esas, 2022/4108 Karar sayılı kararı ile ; "6100 sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.Tahkim Heyetince, davalının sorumlu olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmışsa da hüküm kurmaya elverişli değildir.Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince alanında uzman içinde İnşaat Mühendisi, Jeoloji Mühendisi ve Sigortacı bilirkişilerin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden; daha önce alınan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle ve dava konusu yapının taşıyıcı kolonlarının zayıflığının(yıkanmamış deniz kumu kullanılması nedeniyle) davacı yönünden müterafik kusur teşkil edip etmediğinin de tespit edildiği, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. '' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamına uygun şekilde inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyeti tarafından davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu binada meydana gelen hasarın depremden kaynaklandığının tespit edildiği, raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 87.220,00 TL tazminatın 14.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Kurumu'ndan tahsiline, fazlaya ilişkin 1.780 TL ve Zorunlu Deprem sigorta poliçesi limiti ve muafiyetler dikkate alındığında limit üstü zarar tespit edilemediği belirtilerek davalı ...Ş bakımından 116.000 TL talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı DASK vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; davacıya ait dairenin zorunlu deprem sigortası dışında ihtiyari olarak düzenlenen Artı Konut Sigorta poliçesi ile teminat kapsamında olup DASK poliçesi olması ve bu kurum tarafından DASK poliçe bedelinin ödenmesi koşuluna bağlı ek bina teminatının 116.000 TL olarak belirlendiğini, bu poliçede belirtilen tutarın DASK teminatına ek olarak ödeneceği taraflarca kararlaştırılmış olup ek teminat kapsamında yer alan ve sadece DASK tarafından ödeme yapılması koşuluna bağlı bulunan ve bu koşulun da karara göre gerçekleştiği nazara alındığında poliçe teminat bedelinin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini, aksi düşüncenin zorunlu deprem sigortasına ek olarak ihtiyari sigorta poliçesi düzenlenmesinin amacına aykırı olduğu gibi ek teminat bakımından sigorta poliçesi düzenlenmesini de gereksiz ... getirdiğini, davaya konu taşınmaz deprem nedeniyle aldığı ağır hasar nedeniyle yıkıldığından taşınmaz değerinin tamamının sigorta kapsamında bulunduğunun açık olduğunu ileri sürerek artı konut sigorta poliçesi ile ihtiyari olarak düzenlenen poliçe bedeli bakımından verilen ret kararı ile sınırlı olmak üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı DASK vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ait meskene ilişkin rehinli alacaklı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, binaya yapısal kusurlar ve korozyon nedeniyle yıkım kararı verildiğini, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasında deprem güvenliği farklılığına ilişkin değerlendirme bulunmadığını, binanın deprem öncesinde risksiz, deprem sonrasında riskli olarak değerlendirilmesine sebebiyet verecek bir olgu bulunmadığını,davalının ispat yükünü yerine getirdiğini, davalı tarafından alınan ekspertiz raporunda yer alan tespitlere yönelik değerlendirme yapılmadığını, belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle meydana gelen zamanla oluşan zararların teminat dışı olduğunu, davalı tarafından başvuru öncesi tanzim edilen eksper raporları neticesinde muafiyet tutarı düşülerek davacı sigortalıya 4.594,22 TL ödeme yapıldığını ancak sigortalının ödemeyi bankadan temin etmediğini,davalı Kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait bağımsız bölümün 26.09.2019 tarihli deprem nedeniyle kullanılamaz ... geldiği, riskli yapı olarak tespit edildiği ve yıkımına karar verildiği iddiasıyla DASK ve Artı Konut Sigorta poliçesi (Zorunlu Deprem Sigortası teminat limitinin artan kısmına ilişkin) ihtiyari deprem teminatı kapsamında tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 vd. maddeleri, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı DASK vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı DASK vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 587 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.