Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8152 E. 2026/2217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8152
- Karar No
- 2026/2217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/655 E., 2024/664 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan motosikletin karıştığı 28.05.2022 tarihli tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 14.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 15.000,00 TL temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılamam sırasında toplam talebini 323.680,14 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, talep edilen geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, olayda davacının da müterafik kusuru bulunduğunu, araçta hatır için taşındığını, her iki nedenle de hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, maluliyet raporunun mevzuatat uygun olmadığı gerekçesiyle talebin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve talebinin kısmen kabulü ile 257.242,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.701,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 258.944,11 TL tazminatın 07.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin toplam 64.736,03 TL tazminat isteminin hatır taşıması indirimi nedeniyle takdiren reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının teminat kapsamı dışında olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının müterafik kusurunun bulunmamasına, tazminat kapsamının doğru belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiilde tazminatın amacı zarar görenin gerçek zararını karşılamaktan ibarettir. Zararın niteliği, kapsamı ve tazmini her olayın kendine özgü yapısı içerisinde değişen bir özellik gösterir. Dolayısıyla tazminat miktarı belirlenirken de özellikle kusurun doğru ve hakkaniyetli olarak belirlenmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş, emniyetçe düzenlenen 28.05.2022 tarihli görgü, tespit ve araştırma tutanağında ise kazayı gören ya da bilen olmadığı, trafik ekibinin gerekli çalışmayı yaptığı, olay anını ve şeklini gösterir güvenlik kamerası ve KGYS sisteminin olmadığının tespit edildiği belirtilmiş, aktüer bilirkişi tarafından da dosya kapsamına göre davalının tam kusurlu olduğu kabulüyle tazminat hesabı yapılmıştır. Bu durumda, kazanın oluşunu ve kusuru gösterir, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararın bozulması gerekmiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, dosyaya sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle talebin usulden reddine karar verilmiş, davacının itirazı üzerine de İtiraz Hakem Heyetince, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.06.2023 tarihli sağlık kurulu raporunun incelenmesinde ise davacının trafik kazası sonrası meydana gelen arazının (hipertrofik skar ve keloid) % 3 olarak hesaplandığı, ancak sağlık kurulu raporunda tespit edilen ve davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yönetmelikte belirlenen vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususunun belli olmadığı ve yeterli tıbbi değerlendirme içermediği görülmüştür. Trafik kazası neticesinde davacıda meydana gelen maluliyetin belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp, bu durumda davanın reddi yerine, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları ile (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan maluliyet irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak dava konusu kaza ile maluliyet arasında illiyet bağını anlatacak şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversitelerin Adli Tıp Ana Bilim Dallarından içerisinde dermatoloji uzmanı veya plastik cerrahi uzmanı hekimin de bulunduğu heyetten gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması için davacıya süre verilip (davalının kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.