Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/815 E. 2024/1065 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/815
Karar No
2024/1065
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/508 D.İş, 2020/508 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/İHK-27345 DAVA TARİHİ : 31.01.2020 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/44874

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan araç ile müvekkilinin yolcu olduğu aracın 07.10.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.500,00 TL adli rapor ücretinin 27.12.2019 tarihinden itibaren bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 220.804,04 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, ceza dosyası kapsamında şikayetten vazgeçme veya uzlaşma beyanının dosyaya sunulması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasında alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde %100 kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının %23 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 219.304,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.500,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 220.804,04 TL'nin 09.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, davacı tarafından eksik belge ile başvurulduğunu ve talep edilmesine rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından medikal firmadan alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceğinin tespitinin yapılmadığını, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmediliğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazları doğrultusunda travma sonrası stres bozukluğu arazı nedeniyle davacının tedavi ve gözlemine ilişkin belgeler de değerlendirilmek suretiyle yeniden rapor alınması için ara karar tesis edildiği, Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 18.11.2020 tarihli raporda da %23 maluliyet tespit edildiği, davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğu, zararın belirlenmesi için yapılan makul gider olan rapor ücretinden davalının sorumlu olduğu, davacının müterafik kusurunun davalı tarafından ispat edilemediği, temerrüt tarihinin kanuna uygun belirlendiği, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu aracın çarpışması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli olan belgeler ile davalıya başvuru yapılmasına, hükme esas alınan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek ve Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen hastane tarafından, davacının tedavi ve gözlemine ilişkin belgeler de değerlendirilmek suretiyle düzenlenmiş olmasına, davalının rapor ücretinden yargılama gideri kapsamında sorumlu olmasına, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin somut delil bulunmamasına, ıslah edilen kısma talep gibi temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dosya kapsamından, hakem heyetince rapor ücretinin de hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "...ve 1.500,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 220.804,00 TL tazminatın" ibaresinin çıkarılması, (2) numaralı bendinde yer alan "2.663,00 TL ıslah harcı" ibaresinden sonra gelmek üzere "1.500,00 TL rapor ücreti" ibaresinin eklenmesi, aynı bentte yer alan "3.713,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "5.213,00 TL" ibaresinin yazılması, aynı bentte yer alan “23.906,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.781,20 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/815, K. 2024/1065, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-815-e-2024-1065-k-aae40b0a0b63