Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8015 E. 2025/7347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8015
- Karar No
- 2025/7347
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/94 E., 2023/340 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.06.2015 tarihinde müvekkili davacının eşi olan ... sevk ve idaresindeki çekici ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp devrilmesi sonucu tek taraflı, ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, bu kaza sonucunda ...’nin vefat ettiğini, desteğinin ölümü ile müvekkilinin maddi açıdan mağdur olduğunu, söz konusu aracın davalı ... şirketine ait trafik sigortası ile sigortalandığını, söz konusu poliçenin kaza tarihi itibarıyla kişi başına ölüm halinde 290.000,00 TL teminat sağladığını, müteveffanın vefat etmeden önce geçimini tır şoförü olarak sağladığını, davalı ... şirketine teminat limitleri dahilinde ödeme yapması için ihtarnamenin 17.03.2016 tarihinde tebliğ edildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini 130.299.61 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç işleteni ve sürücüsünün tazminat taleplerinin poliçe genel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını, talep edilebilecek faiz oranının yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.06.2017 tarih ve 2016/321 E.-2017/420 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, toplam 130.299.61 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki miktar ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Mahkemenin 07.06.2017 tarih ve 2016/321 E.-2017/420 K. sayılı kararı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiş olup; ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 07.02.2019 tarih ve 2017/2112 E., 2019/2171 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. A.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ I. Birinci Bozma Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 07.02.2019 tarih ve 2017/2112 E., 2019/2171 K. sayılı davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 15.10.20 20... /23 26... /5745 Karar sayılı ilamında özetle "...27.6.2015 tarihli tek taraflı trafik kazasında ölen desteğin, eşi ve çocuğu için ZMMS olan davalıdan istenilen destekten yoksun kalma tazminatının, Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmesi ve davaya konu sigorta poliçesinin 27.6.20 15... .6.2016 tarihleri arasında geçerli olması karşısında; genel şartlara tabi olacağı ve destek tazminatının % 100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sigortalı murisin tam kusuruna isabet etmesi nedeniyle teminat dışında kalacağı, davacının talep hakkının olmayacağı” gerekçesi ile karar bozulmuştur. II. Direnme Kararı Mahkemenin 21.04.2021 tarih ve 2021/114 E.-2021/303 K. sayılı kararı ile; kaza tarihi 27.06.2015 olup, 2918 sayılı Kanunun 26.04.2016 tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik esas alınarak 01.06.2015 tarihinden sonra yürürlüğe giren Genel Şartların bu tarihten sonra uygulanmasının gerekeceği, 2918 sayılı Kanundaki yasal düzenlemenin geriye yürüyeceğine ilişkin bir hükmün olmadığı, yeni Genel Şartların yürürlük tarihinde geçerli olan yasal düzenlemeyi bertaraf edemeyeceği, yasal uygulamanın Genel Şartlar düzenlemesi ile kaldırılamayacağı kanaatinin hasıl olduğu gibi; esasen Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile Genel Şartların kaldırılmış olduğu, bu kararın derdest davalara uygulanacağı gözetilerek 01.06.2015 tarihli Genel Şartlara göre değerlendirme yapılmayacağından mahkeme kararında direnilmesi gerektiği belirtilerek; Yargıtay bozma kararına direnilmesine, davanın kabulüne, 130.299,61 TL maddi tazminatın 30.03.2016 temerrüt tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline, davalı ... şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir. III. Hukuk Genel Kurul Kararı Mahkemenin 21.04.2021 tarih ve 2021/114 E.-2021/303 K. sayılı direnme kararını davalının temyizi sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu”nun 27.10.20 22... /(17) 4-953 Esas,2022/1402K. sayılı ilamı ile “01.05.2015 tarihinden sonra yürürlüğe giren Genel Şartlar gereği özel Daire bozma kararı uyarınca davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371/1-a maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazanın 27.06.2015 tarihinde meydana geldiğini, 2918 sayılı Yasa ile 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerin, 2015 tarihli kazada uygulanma ihtimali olmadığını, KTK’nın 92. maddesinin 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikten önceki halinde tek tek ve tahdidi olarak sayılan teminat dışı hallerin daha alt norm olan Tüzük, Yönetmelik ve çok daha düşük norm olan Tebliğ ya da Genel Şartlarla artırılamayacağını, sigortalı aleyhine bu tip değişikliklerin hiçbir hüküm ifade etmediğini, kanunda tahdidi olarak sayılan teminat dışı haller dikkate alınmadan düzenlenen 01.06.2015 tarihli Genel Şartların ilgili maddesinin açıkça kanuna aykırı olarak düzenlendiğini, kanuna aykırı olan bu maddenin uygulanma olanağı bulunmadığını, dava konusu olayda kanun maddesinde tahdidi olarak sayılan teminat dışı hallerden hiçbirisi bulunmadığını, dolayısıyla istenen zararın poliçe kapsamında olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.