Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7724 E. 2025/6828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7724
- Karar No
- 2025/6828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/810 E- 2024/820 K İLK DERECE MAHKEMESİ :Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/250 E- 2023/77 K Bölge Adliye Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... Uluslararası Nakliye İnşaat Madencilik Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 29.04.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Uluslararası Nakliye İnşaat Madencilik Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu alacağın 03.02.2012 tarihli kömür alım-satım sözleşmesine dayandığını, dava konusu taşınmazın 29.03.2016 tarih ve 5103 yevmiye nolu tevhid işlemi ile 1935 ada 436, 441 ve 442 parsellerin birleşimi ile oluştuğunu, davalı ... şirketinin ... mahallesi, 1935 ada 436 parselin tamamını 380.590,00 TL'ye, 1935 ada 441 parseli 370.689,00 TL'ye ve 1935 ada 442 nolu parseli 350.416,00 TL'ye diğer davalı ... ...'a satış yolu ile devrettiğini, yani parselin toplam satış bedelinin 1.101.695,00 TL olduğunu beyan ederek, davalılar arasındaki devrin muvazaalı olması nedeniyle iptaline ve takip dosyasındaki alacak nedeniyle sözkonusu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, taşınmazı, üzerinde hiçbir takyidat, haciz, sınırlama gibi bir şerh bulunmaksızın rayiç bedellerin ve ekspertiz değerinin üzerinde bir bedel ödeyerek Bolu'nun en seçkin esnaflarından olan ... ailesinden satın aldıklarını, davalının taraflar arasındaki borç, itiraz veya dava sürecini bilebilmesi ihtimalinin olmadığını, iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2023 gün, 2021/250 E- 2023/77 K sayılı ilamı ile "Dava konusu taşınmazın devir tarihi itibarıyla tapudaki bedeli ile gerçek değeri arasında her ne kadar aşırı bir fark var ise de; davalının bu yeri kısmen kredi kullanarak satın aldığı, kalan meblağın da ödemelerine ilişkin belgelerinin dosyaya sunulduğu, uygulamada tapu harçlarının düşük ödenmesi için satış bedelinin düşük gösterilmesinin sıklıkla rastlanılan bir durum olduğu bu nedenle salt tapuda gösterilen satış bedelinin düşük olması tek başına muvazaanın ispatı için yeterli olmadığı, Yapılan yargılama sonucu toplanan delillere, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna, dinlenen tanık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar arasında bir yakınlık, akrabalık veya herhangi bir iş ilişkisi bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil olmadığı, davalılar arasındaki satış işleminin muvazaalı olduğunun ispat edilemediği anlaşılmış olmakla davacının davasının reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 gün, 2023/810 E- 2024/820 K sayılı kararı ile "davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tasarrufun iptali davası olduğunu, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, mal kaçırma gayesi bulunduğunu, dava konusu gayrımenkullerin bedelinin ödendiğinin ispat edilemediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19. Maddesine dayalı "muvazaalı işlemlerin iptali" istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...'nin dava konusu gayrımenkulleri banka kredisi ile aldığını ispat etmiş olmasına ve davalılar arasında herhangi bir organik bağ, ticari iş ilişkisi olduğunun da davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.