Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/682 E. 2024/1476 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/682
- Karar No
- 2024/1476
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/899 D.İş- 2022/897 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT-2022/1657 DAVA TARİHİ : 10.09.2019 HÜKÜM/KARAR : İtirazın kabulü ile davanın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/13373 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2018 tarihinde davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine tazminat ödenmesi talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının ve 472,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 25.07.2022 tarihinde 360.000 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli bir poliçenin bulunmadığını, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ve vekalet ücretinin hesaplanacak ücretin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 11.02.2020 tarihli ve K-2020/13373 sayılı kararında; başvuru sahibinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bulunması gereken uzmanların imzalarıyla düzenlenen, sigorta şirketinin itiraz prosedürünü işletebilmesi için gerekli unsurları taşıyan özürlü sağlık kurulu raporu ve diğer zorunlu belgeler ile sigorta şirketine başvurmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI A. İtiraz Hakem Heyeti Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 21.09.2022 tarihli ve K-2020/10296 sayılı kararında; Uyuşmazlık Hakem Heyeti gerekçesine ek olarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, alt ekstremite bozukluklarında kaza tarihi ile rapor tarihi arasında geçmesi gerektiği öngörülen 1 yıllık sürenin de dolmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İtiraz Hakem Heyeti yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 13.09.2021 tarihli ve 2021/3402 Esas, 2021/4463 Karar sayılı kararı ile; kaza tarihinin 21.12.2018 tarihi olmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte bulunduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda; üst ekstremiteye ait arızalar (sol el-bilek ve dirsek kısıtlılığı ve radial deviasyona bağlı üst ekstremite bozukluğu) nedeniyle maluliyet oranı tespit edildiği anlaşıldığından İtiraz Hakem Heyetinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, alt ekstremite bozukluklarında kaza tarihi ile rapor tarihi arasında geçmesi gerektiği öngörülen 1 yıllık sürenin de dolmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğu belirtilerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin 21.09.2022 tarih ve KIT/2022-1657 sayılı kararı ile; Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyularak kazaya karışan araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiği, davacının maluliyet oranının dosyada %31 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 360.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.04.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartı yerine getirmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı ve eski tarihli olduğu, davacının 21.12.2018 tarihli ifadesinde bileğinin üzerine düştüğünden bileğinde kırık olduğu ve sağlık durumunun iyi olduğunu belirttiği görülmekte olup alınan raporda kaza ile illiyet bağı bulunmayan arızaların da dikkate alınmasının hatalı olduğu, hesap raporundaki veriler ve hesaplama teknikleri bakımından hatalı olduğu, muhtemel yaşam süresinin yanlış hesaplandığı, hesaplamada kullanılan teknik faizin usul ve yasaya aykırı olduğu, faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğu ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden dava açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ve davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.HMK'nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda hakem heyetince; dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacı yayanın kusurunun olmadığı tespiti yer almakta olup hakem heyetince dosyada kusur raporu alınmadan, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre hesaplama yaptırılmıştır. Davacı yaya olup İtiraz Hakem Heyetince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre, maddi tazminat miktarı takdiri gerekir bu yön gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.